güneş bu sabah yüreğime doğdu,sıcacık
ay ise bütün gece benimleydi
yıldızlarla da şarkılar söyledik
mutluluk şarkıları
şimdi ise korkunç bir rüzgar
dağıttı bedenimi
güneş bir garipti bugün
ne zaman sığınsam sıcaklığına
kara bir bulut attı üstüme
üşüdüm
şarkılar bir garipti bugün
omuzlarım çöktü önce
aklım bin parçaya bölündü
ayırdım, ayırdım ve
gözyaşına boğuldum...herşeyim ile
yalanı görmek en acısıdır, güvendiğinde
sığ bir limansın
boğulduğum
ve
derin bir okyanus
hayat bulduğum......
Işığı da kapattım ardından.Barbra Streisand koydum cd.çalara.Açtım perdeyi sonuna kadar; yağmur yağıyordu..sağanak gibiydi sesi.Gibiydi diyorum çünkü Barbara'nın sağanağına karıştı yağmurun sesi..Koltuğu çektim camın dibine,sokak lambasının ışığı süzülüyordu içeriye.Sigaramı da aldım yanıma,olmaz onsuz! Doğru düzgün içkim de yoktu evde,bir likör buldum sonunda,nasıl girdiyse eve? Bir iki kadehten sonra aldırmam dedim nasılsa tadına,tatlıyı sevmem ben,ondan mı acaba bu kadar hüzün?
Hüzün tatlıdır ama...
Önümdeki markize uzattım ayaklarımı.Sigara,likör,Barbra,yağmur,yağmur ışığı hepsi çok güzel.Yağmur ışığını bilirmisiniz? Ben de ilk o gece öğrendim,anlatamam...dışarısı çok güzel.İyi ki yaptım dedim bunu.
Ama birden dışarıdan bakmak geldi aklıma,ağlıyordum...tatlı tatlı ağlıyordum,
yarışıyordum yağmurla.
gecenin bir yarısı gel
ne ay olsun yanında
ne yıldızlar
bir ateş böceği olsun elinde
ve bırak yüreğime
bakma sen uyuduğuma
güneşi çağırıp
gölgelerde yaşıyoruz
ve ağlıyoruz ardından
kuru ayazlarda
ışığı çağırıp
ben sensiz ne yapayım
hangi güneş paklar beni artık
hangi yıldız gülümser daha
ve hangi mavi çeker
dibe dibe
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!