Ucuz bir gülüşün boşluğunu, bir başkasının kaprisiyle;
Sona yaklaşan yaşımızda,
Yanımızdakiyle solduralım gençliğimizi.
Unutalım! Unutulabildiği kadar utanmayı...
Baş döndüren asaletimizi(!) izletelim uzaklara.
Olmaz! Olsa da olmaz ya!
Geleceği yaşanmışlık masallarıyla betimleyip,
Kuşlar konduralım yanlışlarımıza.
Allayıp pullayalım kundaklarda büyüttüğümüz düşlerimizi;
Nasılsa olmaz! Aslolan "olmaz" ya bu hayatta!
Kavuşursak bir gün turunç kokulu kentin taze baharına,
Üzeri toprakla örtülmüş hayaller içinde sevişelim.
Sonra uyuyalım, sarılıp kendimize...
Akşamın efendiliğine, kadının en güzeline içelim!
Dostlar bir araya geldiğinde, tartmadan ruhumuzu;
Yükseklerden satalım kendimizi.
Bir abdal aldanır her zaman olduğu gibi!
Buluruz yamalı hayatımıza gıpta ile bakan birini.
Alkışlarken birkaç dalkavuk kibrimizi;
İmrenir yaşantımıza saf duygularıyla birileri...
Yine kuşlardır tek suçlusu her şeyin!
Beyefendiler değişim ister, hanımefendiler de;
Zalimler ise başroldedir her zamanki gibi.
Haykırışlarımız dökülür dilimizden:
"Yaşasın insan! Yaşasın insan!.."
Garip! Çok garip tekrarıdır bugün, dünümüzün.
Sıra sıra ardımızdaki bedenler;
Siz bizi uzaktan izleyin!
Geride bırakılanlar ilerler nasılsa her daim.
Yalanlarımız olur kendimize rüşvetimiz;
Alın yazımıza, tüm yaşananlara "kader" der geçeriz.
Bilemeyiz doğruyu nasılsa...
Doğursa ah keşke doğruyu birileri!
Boş vermişiz ne güzel, yormayız pek kafa.
Gelişiriz günbegün;
Geliştiremediğimiz o insan olmayan yanlarımızla!
Dostlarla buluşuruz, kalkar kan dolu kadehlerimiz;
İçilir şerefe, yine komedi hallerimiz...
Neticede;
Dolduruyor tüm boşluklarımızı cehaletimiz.
Dolduruyor boşluklarımızı seçimlerimiz;
Kaderimiz...
Kayıt Tarihi : 21.04.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!