Ellerim
kaç zamandır
sana kelimeler öğütüyor,
taş bir değirmen misali.
Eskilerden kalma kelimeler bunlar;
kalbim dinlemiyor yine beni,
her çarpıntısında
geçmişe ve sana dair
bütün güzellikleri hatırlatıyor.
Sonra
saçlarının kıvrımlarına
takılıyor aklım
ve uzun yollara düşüyor
yorgun ayaklarım;
tıpkı sana
yeniden ve yeniden
hep yeniden düşen
kalbim gibi.
Bu bir sır değil,
ama herkesin bildiği
bir gerçek de değil.
Ömrümün tam ortasında
bir kararsızlık duruyor:
seni ne kadar yaşayarak sevdiğimi
bildiğim hâlde,
ne yaşayacağımı bilmeden
ve bu bilinmezliğin
ne kadar süreceğini kestiremeden.
Belki bir yaz gelir yeniden,
gönlümde kuruyan
o yanık kökten
filizlenir nesterenler.
Kuş sesleri siner üzerimize,
kentin kalabalığından uzak;
mezarlardan
bir lalezar
doğar sessizce.
Şimdi bildiğim yollarda
yeniden kaybolmaya geliyorum.
Sensizlik
vakitsiz bir ölüm gibiydi.
Eğer bir yerde
bitmeyen bir hikâye varsa,
ben o hikâyeyi
yeniden yazmaya geliyorum.
Sefa Çelik
28/01/2026 Çarşamba
21:17
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 21:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!