Kimse öğretmemişti inan bana
Sevginin dilini, aşkın sırrını…
Bir gönle nasıl girilir,
Bir gönülden nasıl çıkılır,
Bilmezdi nefsim bu konuları
Sevmeyi senden öğrendim,
Nefreti de senin ardından…
Bir çocuk gibi ağladı kalbim,
Dünyanın asi soğuğuna.
İlk kez dokunduğundan
O sabah,
Yalnızca ciğerlerim dolmadı
Dünyanın havasıyla;
İçime bir kırgınlık doldu,
Adını nefret koydum.
Sandım ki geçmişe küsmüşüm,
Eski günlere, eski yaralara…
Oysa insan geçmişinden değil,
Geçmişin içinde
Bıraktığı kendinden kaçarmış.
Sonra anladım ey gönül,
Sen ondan nefret ettiğini sanırken
Kendi içinde büyüttüğün
Karanlığa düşman olmuşsun.
Çünkü o gidince
Yalnız sevdan gitmemiş senden;
Biraz merhametin,
Biraz inancın,
Biraz da kendinle barışın eksilmiş.
Gel şimdi, gönlüm;
Sana acı vereni değil,
Acının içinde
Sana kendini göstereni anla.
Her yarayı bir kapı bil,
Her ayrılığı bir ders…
Ve unutma:
İnsan yüzünden insanlığa küsme;
Bir gönül seni yaraladı diye
Kendi gönlünün kapısını kapatma.
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 20:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20261025 Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!