Bir klarnet çığlığıdır dokularımda parçalanan
Her nefeste bin dirilen ruhtan ayrılışıdır yokluğun ey can ...
Ben seni can içre canda nasıl sevdim
Ovalanırken kaburgalarımda çırpınışlar
Tuzla buz yaratılışların serçelenişlerinde
Üzerime eğilen bedenin ruhtan dökülüşlerinde
Damla damla sinelerin arasına saçılışlarında sıcağında kalan ıslağını üşüyüşlerde
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




teşekkürler Mustafa hocam
Şimdi gel de sabahı etme
Kıyısını döven Ege'nin mavisinde!
Taşmasın sevdanın köpüğü
Üstünden aşmasın azmağın suyu
Titretmesin içini ağustos sıcağında aşkın içine düşüşü......
Şiir işte
Yaptırıyor, dedirtiyor.
Tarzınızın güzel bir örneğiydi yine..
Tebrikler Filiz Hanım...
teşekkürler Mustafa hocam
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta