Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • bir kitap okudum hayatım değişti13.07.2023 - 02:28

    https://www.dr.com.tr/kitap/taksim/edebiyat/siir/turk-siiri/urunno=0002052614001

  • Kıtlık13.07.2023 - 02:26

    ki azizim,
    kıtlıktan çıkmışçasına,
    kalbinin kemiklerini sıyırıyorum gıyabında,
    sırdaşlığın manasına söyle,
    açsın yüzünün peçesini ki,
    onu,
    özlüyorum,
    sekerât halindeyken,
    hayatı yeniden sevdiren,
    ölümsüzlüğe öykündüren dost…,
    sefil bir divâne gibi,
    kıymetsizliğime katık edip
    sözlerini;
    bir bakır tastaki meyin son damlasına varıncaya kadar,
    içer gibi yudumluyorum…,

    kömür gözlü,
    yoksul gecelere söyle,
    ölümün karanlığından artık
    korkmuyorum…,

    hekimim;
    raylarıyla halvette yalnız bir tren gibi,
    boşalmış bir garın saatlerini
    temizliyorum gözlerimden,
    ki zamana söyle
    bilirsin,
    nurlu bir sabah için ballı bir uykuya
    da/lı/yo/rum;

    ah hiçliğim,
    bir mülevves yol arkadaşın olarak,
    kıpçak süvarileri gibi,
    at sürüyorum keşifsizce,
    darda olmak nedir bilen ve
    gün görmüşlük pîri yüreğimle…;

    yağmura söyle,
    yokluğunda,
    duaların akmakta hastane
    cam/la/rın/dan…,

    hızır/ilyas tepesi şahittir bilirsin,
    bozuk bir gramafonun kırık iğnesi gibi,
    çiziyor zamanın plağını
    celâlli sözlerin,
    kestiğin raconlar ve verdiğin ayarla…,

    ve ayrılığa söyle,
    birlikte dinlediğimiz insanlığa ağıtlarla,
    gökyüzünde hâlâ yıldızlar
    ya/nı/yor;

    kadim zamanlar kervanı buhurum;
    ömründe bir türlü dikiş tutturamamış
    zayıf bir iplik gibi sabırsızım,
    orta mescid öğlesinde
    bir pazar gününde daha,
    sade kahvelerimizi yudumlamaya…,
    ve söylesin şimdi toroslar,
    avare sakarya ovasına,
    sohbetini daha nasıl,
    a/ra/ya/bi/li/rim;

    ki vefaya inançsızlığımı yıkan,
    son çare tabîbim,
    ah;

  • ikram13.07.2023 - 02:24

    XI
    istemekle başlasa da her şey,
    muhabbetten yana baht açıklığı ekseriya istem dışıdır,
    istemekle hasıl olmaz…,

    yetim büyümüş bir çocuğun;
    kaf dağının sarp yollarından başkası olmayan,
    gençlik çağından arta kalan
    incitilmiş, yaralı; ve
    kursağında düğüm düğüm umutları,
    ömrünün sırlarıdır…

    nihayet;
    ızdıraplı,
    tedaviye cevap vermeyeceği bilinen bir bitkinlikte,
    şifa aranan ve,
    çilelerle hem hal geçen,
    olgunluk ıssızlığındaki,
    buruk ve gücenik gülümsemeler deminin,
    yüzü maskelediği son dönemecin,
    ve kendinde ancak,
    nefeslerini sürdürebilmeye
    derman bulan halinin,
    yalnızca;
    insanların gözlerinin derinliğine bakabilecek kadar
    temiz yüreklilerce farkına varılabilecek,
    gurebalıkta;
    kendine kapanık ama yedi kat semaya açık gönüllü,
    ve hayatın kırık kanatları sırtında,
    sendeleyip duran,
    yıkılmamak için,
    umut bağlayıp tutunduğu avuntuların,
    bir bir çözülüp dağıldığı,
    kör karanlıkta kalmış haline dahi
    yanmaktan menkul, pusulası kayıp,
    bir can/a…;

    dağ adımlı, bal lisanlı;
    merhamette cömert nazarlı,
    başına buyruk, hicaplı ve bir bîmarhane kaçkını kadar
    özgürlüğüne düşkün ve…,
    heybetli platoların doruğundan gelen,
    kar sularının dokunulmazlığında,
    çapa ruhlu ve,
    orman kuytularında şırıldayıp duran;
    delişmen ve güleç yüzlü ve efkârlı ve,
    yufka bağır yangınlı…,
    mütemadî musibetlere maruzluğun
    közlerine inat, hitabı kızılcık şırası,
    ötelere sevdalı;
    süreyya gözlerinin ışıltısında
    bütün bilinenleri unutturan,
    hem aşkı kendinde kayboluş bilen
    zamanın ilişemediği bir taze nefes,
    hem nadasa bırakılmış çorak bir gönle,
    çisil çisil ve ansızın yağan
    bu rahmet,
    bu can;

    bir ahir ömür tesellisidir…,
    o/nun ikram ve ihsanı olan
    ah ah;

  • sevda13.07.2023 - 02:18

  • salavat13.07.2023 - 02:08

  • arif nihat asya13.07.2023 - 02:06

  • kabuk13.07.2023 - 02:02

    gûreba…,
    yaralı insanlar
    hemen tanır birbirini,
    kabuklara aşina kabukları zira…,
    uçurtmayım bugün gecede,
    püskül püskül saçaklarıyla,
    bulutlar arasında salınan,
    ve dengesini yolan…,

    kanıyorum heceleyerek adını,
    süklüm püklüm saklanıyor yalandan tebessüm
    yüzümün gergefine,
    rengi turuncuya çalan gül nakışlı
    ilk muhabbet ikramını,
    kitliyorum birbirine kirpiklerimde sımsıkı...,
    ve kaçamak bir gülüşüm belki,
    ağlıyor yastığımda bir külçe,
    kesik kesik ve yutkunarak
    hıç/kırık/sız,
    yalnız bir sokak lambasıyım belki,
    acizim aydınlatmaktan karanlığımı…,
    ah;

    başı olmayan bir duvarım ve,
    illegal asılmış afişleri söküyorum üzerimden,
    dedim ya…,
    alnını duvara dayamış,
    yalnız bir sokak lambasıyım...,
    bir körpenin peçeli yüzü kadar saklı bir hüzünle,
    dikine dikine gidiyorum yüreğimin,
    tahammülsüzüm; ve eylemci,
    ve isyana ve ayaklanmaya sabırsız hazırlıklara,
    dermansızım belki...,

    işte düşüyor bir gül yaprağı akisler çizerek,
    ılık bir mevsime...,
    mecbur muyum hatırlamaya seni ya hû,
    dalgınım uzaklara belki;
    de ki,
    gözyaşı tuzu koleksiyoncusu adıma…,
    ve bilirsin,
    kimse kolay kolay ağlayamıyor
    kadim zamanlardan ar/tık
    dünyada,

    ah uzat şifacı ellerinin,
    helal kazançlı tuzunu yanağıma,
    ve akıt sıcaklığını,
    göz pınarları kurumuş gözlerinin
    öfkesini;
    büyülü bir efsûn peşinde,
    kıldan ince mazlum boynum sana eğilir,
    tılsımlı bir sohbetin
    tırnak izi ve azarı yüzümde…,
    ki bir gün gideceğini biliyordum ki ben,
    velev ki,
    bir an olsun hatırlamasam bunu…,

    yaralılar çabuk kanar masallara evet,
    destur alırken bile…,
    bilirsin sen de bunu,

    turkuaz halılar seriyorum yollarına,
    kabuk bağlamış yol ayrımlarında,
    ah;

  • duru13.07.2023 - 02:00

    ki aşk;
    merhametinden sevgiye büründü,
    ardında bin bir renk cümbüşü ve
    solar döngü izi bırakarak yadigâr…,
    çileyi ve hasreti
    sevgiye emanet edip,
    cellat olmak yerine hayata,
    hayat verdi, bir fakir cömertliğiyle,
    dirilere ve ölülere…,

    sonra barıştı aşk kendiyle,
    taşkınlıkların yerini aldı delişmen duyuşlar,
    kıyametleri koparan uğultusuyla hayatın,
    bütün inlerine kadar çağlarken,
    bir duru dağ çeşmesi olup,
    hayata karışmak istedi,
    bilirsin,
    zakîrle şakîrin halini,
    ah;

  • tevazu13.07.2023 - 01:58

    X
    can çekişir gibi,
    sekerât halindeymiş gibi,
    alıp veriyorum soluğumu,
    salgın mücahidi maskeli halinin
    silüeti ile avunarak bitiriyorum saatleri,
    duyuyor musun,
    sevdalı…,

    ve seni saklamayı öğrenme yolunda,
    büyük mesafeler aldım,
    bilirsin yüzsüzce seviyorum seni,
    o resimdeki maskeli gözlere bakıp bakıp…,

    gözlerinde;
    evet ben varım demiştin,
    gözlerimin içine bakarak,
    (senbensin/bensenim) derken…,
    oysa ki değil bu zamana,
    değil yarınlara,
    hatta ve hatta,
    geçmişe bile bakamıyordum ki o esnada ben,
    belki;
    mazînin nerede kaldığını arıyordum…,
    ah;

    rüyalarımı hatırlayamadım hiç bunca yaş,
    o güzün, kışa meyyal öğle vaktinin
    orta mescidli vuslatında,
    göreli beri secdeni,
    uykum dışında hep rüyadayım…,
    ve artık benim de uzun uzun anlatacak,
    fezanın incisi bir süreyya rüyam var;
    ama sakla beni dedin,
    tanınmaktan hazzetmez
    tevazû ehli üstadım…,

  • anne13.07.2023 - 01:54