Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Throw away: Atmak, çöp atmak, boşa harcamak, ziyan etmek, heba etmek. / İng.Pick up: Almak, kaldırmak, kavramak, toplamak, toparlamak.
Sevinçten havalara uçmak, çok mutlu olmak./ İng." I'm over the moon."
Cooperare: İş birliği yapmak./ İt.İng.: To cooperate
Stinky: Kokmuş, kötü kokulu./ İng.
She's keen on tennis. ( O tenise istekli) / İng.
Grassy: Çimenli, çim kaplı, çayırdan ibaret./ İng.
" Her gün bal, bal demekle ağız tatlanmaz."
Kimse önünde sürünmemek için ihtiyacımız olan organ.
Willing: Hevesli, gönüllü, istekli, razı./ İng.
Throw away: Atmak, çöp atmak, boşa harcamak, ziyan etmek, heba etmek. / İng.
Pick up: Almak, kaldırmak, kavramak, toplamak, toparlamak.
Throw away: Atmak, çöp atmak, boşa harcamak, ziyan etmek, heba etmek. / İng.
Pick up: Almak, kaldırmak, kavramak, toplamak, toparlamak.
Sevinçten havalara uçmak, çok mutlu olmak./ İng.
" I'm over the moon."
Cooperare: İş birliği yapmak./ İt.
İng.: To cooperate
Stinky: Kokmuş, kötü kokulu./ İng.
She's keen on tennis. ( O tenise istekli) / İng.
Grassy: Çimenli, çim kaplı, çayırdan ibaret./ İng.
" Her gün bal, bal demekle ağız tatlanmaz."
Kimse önünde sürünmemek için ihtiyacımız olan organ.
Willing: Hevesli, gönüllü, istekli, razı./ İng.