Mutluluk mu?
Şimdi, duvarda asılı birkaç tablodan ibaret, Sarya.
Gözler bakıyor ama dokunamıyor,
Renkler solmuş, sessizlik konuşuyor.
Düşünsene heval;
Aynı gardan, aynı otobüse bilet alıyorsun,
Aynı şehirde soluklanıp nefes alıyorsun
Hiç gelmeyen biriyle aynı kaderi paylaşıyorsun.
Saatler geçiyor, peronlar eskiliyor,
Beklemek adın oluyor.
Ve dicle ağlıyordu, botan sessizliğe gömülmüş,
Dağlar suskunluğa çekilmişti bu çorak topraklarda, Tamara.
Rüzgâr bile adını fısıldamıyordu artık,
Yalnızlık kök salmıştı taşın kalbine.
Herkesin bir sevdası vardır şu hayatta, Rodriguez;
Savaşarak eksildiği,
Bedel ödeyerek öğrendiği
Ama asla sahip olamadığı.
Sen, diyarım kadar uzak;
Bekir’in anlattığı kadar berrak mısın hâlâ,
Yağmalanmış bir coğrafyada, zelal?
Ben aynı yerdeyim,
Yaralarım eski, suskunluğum yeni;
Adını anınca sızlayan bir yurt gibi.
Heke rojekê dinya li min teng bibe,
Bê ku kes bibîne, dûr diçim.
Serê xwe ber ezmênê radikim,
Te bi bîr tînim; cixêramîn.
Senin ile yaşayacak güzel günlerim hiç olmadı Tamara,
Kalbim sensizliğini de hiç bir koşulda kabullenmedi.
Belki bir gün kokun rüzgâra karışır,
Seni bir nefesliğine de olsa yeniden solarım Tamara.
Sonra nemi olacak ?
Senin yokluğun deşecek yüreğimi,
Koca Dünya ya sığmayacak benim bu bedenim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!