bükülmez inanca
sağanak sevdaya
gönlünü açana
düşüncesi uğrunda
kaybedeceği olmayana
yüreğini ortaya koyana
Eylül’ün hüznünü
Ekim’e taşıyarak
yüreğin sinerjisi
yarattığımız coşkuyla
budanmış duyguların
masum ayı, sonbaharı
kırmasaydın dalımı
kuşlar konacaktı
her daim olduğu gibi
yeni günde şakıyacaklardı
olanca cıvıllıklarıyla
ve düşmeyecekti gardım
ben, seversem eğer
en saf
en temiz duygularla
katkısız
katışıksız
ve katıksız severim
bu memlekette
halen kalıyorsam
sadece doğası, havası
allah rızası
körfezi, güneşi, kumu
denizi için değil bilesin
uyku girmez gözüme
güneş doğup, batmaz
hoşgörü kenti
Hatay’ın üstünde
duygu tutsak
duygu yasak günlerdir
içli dışlı
canciğer kuzu sarmasıyken
ne oldu birden
ve savrulduk
yedi tepeli şehirden
Delidolu bir sevdaydı
Yüreğimizde esen fırtına
Önünü, sonunu düşünmeden
Delikanlı bir duruştu
Ve samimi altüst oluş
Zalime ölümüne direniş
taştan
kavgadan
darptan değil
angutluklardan
absürtlüklerden
kafam yarıldı
yüreğinin
en hırpalanmış
zarar görmüş
zayıf
dikiş tutmaz yerinden
rezervasyon istiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!