mavzer kurşunu ağırlığında
yüreğimizden mıhlanıp
ciğerimiz kanadığında
sevdamızın derinliği çıkacak ortaya
ve yıldızlar parlayacak karanlıklarda
üstüm yırtık yok ekmek parası
baretim saman sarısı
ayağım sırtım bedenimin çamur yarısı
yüzüm gözüm kömür karası
yüreğimde kayıpların unutulmaz yarası
yıkılır şehir sensizliğimde
altında kalırım
toz duman içinde
ulaşılmaz enkaza
Kasım 2015
her yaranın
acısı farklıdır
insandan insana
yürekten yüreğe
kimisi tez kabuklanır
kimisi bir ömür boyu
güneşin varlığını
bulut bile saklayamaz ömrübillah
ve yağmur tanesini
sen de erteleme
içinden geçeni
vazgeçilmezlerini
sevda mesafesindeydin
uzanınca tutacak
sımsıkı sarılacak
korkarım
kırılınca yüreğin
parçalanacak
doğduğum
yaşadığım
çocukluğumun
gençliğimin şehri Gümüşhane
suyunu içip
karaya vurma
ya da savrulma anındaki
karmakarışık duygularımda
alnımdaki derin ve kalın çizgilerimsin
güvenli liman arayışımda
kiralık beyaz gelinliğinle çıtı pıtı
yaşının yirmi ikisiydi
yaşamı taksitlendirip
ödünç aldığında mutluluğu
bense bin beş yüz kilometreden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!