çivisi çıkmış
ne idüğü belirsiz
dikiş tutmaz
iflah olmaz ilişkilerde
kaybolup gider
güzelim
teneşir tahtası bile
temizleyemez pisliklerini
rezilliklerini
adaletsizliklerini
yüzsüzlüklerini de alıp
baş başa gidebilirsin
sıcacık evinde
pencereden bakıp
elinde
dumanı tüten pipoyla
demli çayını yudumlayıp
gözlerini kısarak
hayatımın kırılma noktası
seninle tanıştığım gündü
Eylül 2014
çıkar toplumsal maskelerini
nedensiz özverilerini
karşılıksız sevmelerini
rahat bırak kendini
kendinden çektiklerini
başkaları için yaşamayı da bırak
bacağımda şarapnel parçası
yüreğimde yara
elim yüzüm kapkara
burnumda barut kokusu hala
ölüm
ölüm
kar tutunmuş
karşı dağlara
göz alabildiğince
gel gör ki
salıncak kurduğum ağaçlar
henüz dökmemişti yapraklarını
bastırılmış
ertelenmiş
ötelenmiş
yaşanamamış duyguların mağduruydum
törelerin
acımasız
nereden geldiği
ne yapacağı bilinmeyen
meczup bir aşk gibiydin
yüreğimi şaşırtan
Kasım 2014
sanki
yüreğin
gözü mü var görsün
gönlün
kulağı mı var ki duysun
hissetmektir mesele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!