Bin yıl geçti aradan sanki bin yıl
Çamları devirdim menekşeleri kopardım
Islak ve yorgun bir kavağa derdimi anlattım
Saçlarını rüzgâra ısmarladım uçurtmalar saldım gökyüzüne
İz bile bırakmadığın yolları tümseği andıran gidişlerini ve imkanın bağrımda nasıl alev aldığını izledim
Hayli zaman oldu ben bir rüyaya dalmışım
Bi baktım yelesinde bir rüzgâr bir atın
Bi baktım göğe uçuşan sonra derdine devrilen benim
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta