Ne tuhaf bir duygu bu.... Şiir, iç barışa odaklanmış bir kişiyi bile altüst edebiliyor. Derin temizlik ve kökten kazıma yapıyor da ondandır belki. Dipteki çamuru, cerahati, birikintiyi deşiyor. Yeniden kurmak için yıkmaya teşvik ediyor; baş kaldırtıyor insana. Öyle böyle değil; geçmişi, günü ve geleceği kapsayan derin bir temizlik bu. Sonunu getirmenin olanağı yok. Her şeyden sorumlu olmak, her şeyle hesaplaşmak gibi bir duygu işte…
Şiire dair gerçeğin en gizemli tarafı ise deştikçe yaraların açılması; yaralar açıldıkça, kanın yenilenmesi ve insanın bir kez daha güçlenmesi. Muhtevasında en şiddetli tutkuları barındıran aşk kadar sarsıcı; hırpalayıcı ama bir o kadar da vazgeçilmez ve yaşadığı sürece sonsuza akıp giden bir nehir kadar hayat dolu...
Keskin bakışı sayesinde şair, “yaralayan” ve “yaralanan” kişi oluyor. Ancak biriktirilmiş saklı duyguları akladığı; sorular sordurduğu ve yanıtlar aradığı için de, geri dönüp tekrar “onaran”.... İçerdiği sorumluluk ve evrenin sorunlarını içselleştirme dürtüsü o kadar güçlü ve yakıcı ki; şair kimi zaman rotasını yitirebiliyor, korkuyor ve işin kolayına kaçıyor. Hatta şiiri ucuzlatabiliyor. Kimi zaman ise önünü göremiyor. Tüm bu sorunlara karşın yadsınamaz bir gerçeklik var ortada. O da şiirin aldatmacayı asla kabul etmediği ve adeta gerisin geri kustuğu. O halde, aynaya dikkatli bakmayı bilmek gerek!
-Bazı aşklar rüya görmez. Rüya onların içindedir.
sağanaklar indi dünyama
baharı dinliyorum yağmurun yankısında
sevdiğim beni anıyor, ısınıyor içim
büyücüsü bilir ancak
aşkın endâmını
köpürmüş bir küheylânın
salyasında gizli ihtişamını
asırlardır tanıdık bu yüz
sarı bir yazgıdır temmuz
geceleri geç ölen
sıcaklar da alır duvarlar arasına
ensemizde kekeleyen kış ayazlar misali
yanık bir nefes olduğunu anımsatarak
bir yas peçesiydi yüzüm
eksik
yanık
yalnız
eski bir kuda oyunundan kalma
“Tarifsiz bir melankoliyi sürekli içimde taşıyorum. Öyle bir duygu ki, kelimelerle açıklanamaz, korkuyla karışık. Ne olduğunu ancak şeytan bilebilir...' - P. I.Tchaikovsky
Belki de Tanrı biliyordur! ....
……..
aşk sizdiniz
kuzgunum ey!
bilmezdik önce
arnavuttu kaldırımlarınız
usta bir meczup yarattı şiiri
tutkulu
korkusuz
isyankâr
- nenem sultan'a
arzuyla inliyor söğüt dalı
kar suyuna kükrüyor salkım saçak
şifresi aşka açılmış
bir kadın kadar heyecanla hatırlatıyor
içimdeki yumağı çözmeye ayırdım
gece masallarını
yüreğimde çeteleşen
kelimelere ayarlı saatlerin karanlık yüzüne
asmışız hayata paltomuzu bir kez




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi