Bir insanın ayağı
Kaç kere takılır aynı acıya
Sizin ayağınız da
Takıldı mı bir acıya
Bilir misiniz
Köy, bildiğimiz o aynı köy
Farler hep o aynı fareler
Kavalcı, o bildiğimiz aynı kavalcı
Fareli Köyün Kavalcısı
Çalacak kavalı, söyleyecek mavalı
Düşlerimi fırçalıyorum
Günde üç kez altın düşlerimi
Günde üç kez geçmişin tozlu perdelerini aralıyorum
Özlediğim geçmişim parlıyor altın düşlerimde
O günleri arıyorum
Yukarıda açlık
Aşağıda ölüm
Çekilmiyor bu dert
Çekilmiyor gülüm
Derinden bağırıyorum
Karanlık geceyi bırakıp geride
Çıkıyoruz aydınlık bir sabaha
Mutlu başlayan güzel günde
Yer olmasın aha vaha
Boş verin derdi tasayı
Bilenmiş kör bıçağı
Keskin bir satır sandı
Yediği küfürleri
İltifat, hatır sandı
gördün de güzeli sevdin mi
elini ellerine değdin mi
kaşlarını çatıp da eğdin mi
hazan oldu geçti de ömrün
gözlerinde sevdayı gördün mü
bir koyundan iki post
biri düşman biri dost
kasap kendi derdinde
karga hepten aymaz
tilki petnire kurnaz
yarıda kaldı günlerim
uykusuz gecelerim
yorgun gündüzlerim
en çok da
sabaha uzanan
üşümüş ellerim
Birliğe nifak katanın
Dirliğe çamur atanın
Özgürlüğe dil uzatanın
Sözüm meclisten dışarı
Ağzı dolu söğenin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!