İnsana verilen her şey ödünçtür,
Zamanı gelince geri alınır.
Aksini düşünmek nede gülünçtür,
Oysa her şey fani, baki sanılır.
Her şey bize ödünç, her şey emanet,
O KİMDİR?
Deme ki nasıl? Neden?
Her an bir iş yapandır O.
Bir yüzden tecelli eden,
Diğer yüzden bakandır O.
Cümle mahlûkatla alâka kur da,
Rabbinden ilk gelen, fermanı oku.
Ve onun adıyla; Cebel-i nurda,
Kâinat denilen harmanı oku.
Yaratan; Hayata mührünü kazmış,
“Oku” diyor amma, o ulvi kitap,
Okuma özürüm var, yazmak kusurum.
Canıma işliyor, o özlü hitap,
Okutan olmazsa, nasıl okurum?
“Oku” dedi amma, kastı ne idi?
Okunası kitap, insanın kendi,
Bir harfinde nice umman gizlidir.
Ona “En şerefli mahlûktur” dendi,
Her bir hücresinde ferman gizlidir.
Emri İlahiyle yoktan gelinmiş,
Deli gönül insâf eyle,
Bu halk beni neylesin ki.
Eğri otur, doğru söyle,
Bu halk beni neylesin ki.
Gel deseler varmayınca,
Bir meclise vardım,imdât istedim,
El açıp Allah’a yalvar, dediler.
Yalvardım,yakardım,umut kesmedim,
Düşene tutacak dal var, dediler.
Hakikatte er’sen,kul’san Mevlâ’ya,
O üç harfli tek heceyi,
Sırrındaki bilmeceyi,
Ömürdeki tek geceyi,
Bir taraftan gördüm amma,
Diğer yandan göremedim.
Kimin neyi yoksa tasası ondan,
Bu yüzden herkesin kederi vardır.
Yeni istek başlar geldiği sondan?
Arzunun sayısız neferi vardır.
Belki biraz zayıf, belki şiddetli,
Garip geldim şu cihana,
Dönüşüm de garip ola.
Akkor idim aşktan yana,
Sönüşüm de garip ola.
Gönlümdeki aşkı sevdâ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!