Bir eylül gününde başladı içimizdeki o kırık notalar,
Rüzgâr ilk defa o kadar soğuk dokundu yüzümüze.
Yapraklar sararıp birer birer toprağa düşerken,
Biz de koptuk kendimizden ve kendi sesimizden...
Hani her mevsimin bir şarkısı vardı ya,
Bizim payımıza düşen, tamamlanamamış bir besteydi;
Bir ihtimalin gölgesinde yaşamak
Öldürürdü içimdeki o belirsizliği
Adını koyamadığım, tutamadığım o belirsizlikler
Kendimden çaldıgım gecelerin tek sahibiydi
Bir şüphenin bıçagıyla kestim baglarımı
Zihnimde susturdun, o amansız çıglıgı
Bir gün herkes birinin hatırası olacak,
Eski bir albüm sayfasında, solgun bir tebessümle.
Duvarda asılı bir saat gibi duracak zaman,
İçimizde büyüyen o sessiz, o derin gürültüyle.
Sokaklar eskiyecek, adımlarımız kaybolacak,
Yağmur sinecek bir zamanlar yürüdüğümüz yollara.
Bir yarım kalmışlık oturur göğsünün tam ortasına,
Ne tam nefes alabilirsin, ne de biter içindeki sızı.
Gözünün daldığı her köşede bir hatıranın gölgesi gezinir,
Sanki dünya dönmeyi bırakmış da bir tek sen kalmışsın ortada.
Unutmak, adını fısıldamaktan bile ağır gelir bazen.
Aynı caddelerden geçersin, aynı rüzgâr çarpar yüzüne,
Belki bizim de suçumuz vardı, evet...
Bile bile ateşe yürümekti belki de bizimkisi.
Hiç ıslanmamış bir kuraklığa yağmur olmaya çalışmak,
Hiç ısınmamış bir soğuğa göğsümüzü siper etmekti.
Bir mum yakıp, fırtınanın ortasında durduk;
Sonra da söndü diye kırıldık rüzgâra,
Cebimde birkaç kırık kelimeyle
Tek başıma kaldım
Birikmiş bunca hüzünle
şimdi söyle, ben nereye gideyim?
Hangi sokak kabul eder bu yorgun adımlarımı,
Diğer yarım sende kaldı
Sanki kalbimin tam ortasında paslı bir hançer
Her nefeste biraz daha derine
Kanıma karışarak ruhuma işleyerek saplanıyor
Acın acıma dokunduğunda
Bazen dilimde bir şarkı
Bazen yüreğimde bir sızı
Bazen gülüşlerimde saklarım seni
Kahkaha atarım mesela yüksek sesle sahtede olsa.
Ama gece olunca ayna karşıma geçer
Yalan söylüyorsun der
Çok güvendiğim kalbimi
Değer verdiklerime bıraktım bir sabah…
Göğsümde şimdi ıssız bir rüzgâr eser,
Adı “özlem” olan, dilsiz bir yangın.
Onlar aldı o kalbi,
Sıcak, ürkek, kanayan bir kuş gibi avuçlarına.
Göğsümde enkaz gibi duruyor
Her solukta içime çektiğim hava
Senin son öpücügünün soğuk kalıntısı
Sanki kalbim her atışta
Bir parça daha kopup düşüyor
Bazen öyle çekiyorum ki ciğerime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!