Ne sandın yar, bu yürek böyle susarımı sandın
Gözümdeki sessizliği çaresizlik mi sandın
Gecenin karanlığına gömdüm feryatları mı
Açtığın yaralar iyileşince geçermi sandın
Ne sandın yar ne sandın
Sözüne kanıpta harcadım yıllarımı
O gülüşü mutluluğun gözlerindeki,
Beliren sevinç,
Nasıl anlatayım ki...
Kelimeler yetmiyor, çaresiz kalıyor dilim,
Gözlerinin kıyısında durup öylece batan bir güneş gibiyim.
Baktığım zaman o aydınlık çehrene,
Gözlerin değerdi gözlerime bakınca
Senin nefesin dokunurdu yanağıma,
Uzaklarda bir şehirde sen uyurken.
Dudakların izini taşırdı tenimde
Rüzgâr bile kıskanırdı o sıcaklığı,
Şimdi her gece aynı rüyada boğuluyorum,
Bir ömür yorğunlugu belki de
Kalbimde dinmeyen o kimsesiz sızı
Bir garip hallerdeyim işte
Varım ile yokum arasında sadece susuyorum
Ne zaman dokunsam
Geçmişin toza bürünmüş sayfalarına
Bir bahar dalında tomurcuk gibi
Açılmadan solansın
Kokusu ciğerlerime dolan
Gözlerinin deydigi yer yanar hala
Belki sözler dökülmeyecek ...eskisi gibi
Daha duygusal....ama
Bazen öyle oluyor ki
Göğsümde sana karşı içimde
Binlerce martı aynı anda kanat çırpıyor
Seni sevmek bir nehrin denize varmak istemesi gibi
Hem sonsuz,hem sukunetli
Sen yanımdayken dünyanın geri kalanı fon müziği
Hoşçakal diyecek kadar yüreği olmayanı
Elveda diyemeyecek kadar sevdin seni
Gözlerinde son bakışını izlerken
Nefesim kesildi, zaman paramparça oldu
Bir hoşçakal bile dökülmedi dudaklarımdan
Çünkü sen giderken bensiz
GÖZ YAŞIM
Yağmur olur akardım yüreğine usulca
Kirpiklerinden düşerken titreyerek
En karanlık köşene sığınırdım sessizce
Yüreğinin yaralarına merhem olurdum ben
Sen her ağladığında çoğalırdım binlerce
Sana söylemek istediğim onca şey varken
Bir köşede avazım çıktığı kadar sustum
Dudaklarımda biriken binlerce kelimeyi
Gözlerimin kuytusunda sakladım da yuttum
Bir bilsen sen uyurken kaç yangın söndü içimde
Kaç cümle intihar etti dilimin ucunda
Küçük şeylerde mutlu olmayı bilirim
Bir kahve fincanındaki buharı seyrederken
Yağmur damlalarının camda yazdığı şarkıları dinlerken...
Gözlerim kapanmadan önce aklıma gelen gülüşünle...
Saatler sonra hala aynı yerde duran fincanın soğumuş kahvesi...
Kapı arkandan usulca kapanırken çıkan o son ses....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!