Taşına yazarlarken ölmüşün ömrünü,
Sormazlar mı doğmuş, batmış ilk ve son gününü?
Gafil kalır can taşırken çoğu ahmak ölümlü;
Gökten sana yakamozlar, bize yıldırımlar düştü;
Hülyalar sana, kâbuslar bize düştü.
Sana vatan, bize can dediler.
Dağ tepesinden bakıyorum da ışıldayan şu şehre,
İçinde titreşip oynaşırken binlerce ışıklı ırmak ve şelale,
Ne hoş geliyor onu yükseklerden temaşa eden göze.
Bilmem başka bahar var mı seni sevmeye yar?
Öyle sarıl ki, ömre bedel olsun seninle bana sonbahar.
Doğduk bilmeden hükm-i ezel ile: “Kün fe yekün.”
Öleceğiz bilmeden ölümü, “Öl!” dendiği gün.
Kader, kula ne dün ayandı ne de bugün.
Dağın ihtişamı taşar, enginlere sel olur.
Zirveler seçkin yiğitlere yazılmış yar olur.
Giydirmişse Yaradan ihtişamı dağın taşına;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!