Yıldız söner, karanlığa yaslanır,
Deniz susar, derinliğe yaslanır.
Yorgun yolcu menziline yaslanır;
Yorgun yanlarımın gizlice girdim koluna,
Yürüsün diye kendi kendine, derdinin yoluna.
Bir fırtına kopsa, tebessüm eyler yüz,
Dilden dile yayılır, kök salar bu söz.
Fersah fersah yansa ışık, kül olur cihan,
Gözbebeğinde saklı o kadim imtihan.
Sokaklarında izler, kayıp birer hâtıra,
Evde tüten ilk ocak, Türkçe bir gülüşledir,
Anaya can dememiz, özden bir gelişledir.
Konu komşu, akraba; Türkçe bir selam bağı,
Bu dille örülmüştür, gönlümüzün yüce dağı.
İçimde bin yıldır girilmeyen
Kıyısız denizlerin tuzu var.
Kayıtsız bir sabır çöker geceme,
Bir gece içimin göğüne
bir ışık düştü,
karanlıklarım çatladı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!