Leyla aşk lügatinde sevdanın adı imiş
Mecnun da aşk odunda yanan dervişân gibi
Ülfeti istiyordum külfetini bilmeden
Aşk-ı Feveran olup yolunda seyran gibi
Üç gül büyüttüm gülzârımda;
Biri soldu, talan oldu
Biri öldü, yalan oldu
Biri kaldı, Gülhan oldu
Birinci Gül
Kays’ı Leyla, Ferhat’ı Şirin vurdu
Güller dahi küstü hep bülbüllere
Gidişinle ab-ı hayat kurudu
Yağmur gibi hasret kaldı çöllere
Vuslatı çalmayan saza döndüm ben
Hayalin gözümde canlandı durdu
Yüreğim adını hep andı durdu
Sensiz aşklar bile kanadı durdu
Yaramı görüp de sarmaz mısın hiç?
Sen gittin ardından baharlar soldu
Bir garip devranı gördük
Gülen de var, gülmeyen de
Gurbetleri tel tel ördük
Gelen de var, gelmeyen de
Gözlerime aşina sürgün gözbebeklerin
Gül açan düşlerimde gülüşün miras kaldı
Buğulanmıştı sanki hazan olunca mevsim
Avuçlarım üşüdü bırakınca ellerin
Veda gözyaşlarıma vurgun olan yas kaldı
Sırra kadem basıp sıcak düşlere
Dalıp da huzuru buldun mu Leylâ
Gözünde parlayan o gülüşlere
Sarılıp da mutlu oldun mu Leylâ
Haftalar ayları kovaladı hep
Pandemi süreciyle insanlık hemhal olur
Covid’in serencamı Mecnun’a sual olur;
“Hangi virüs öldürür, saran mı, kemiren mi?
Akciğere inen mi, yoksa kalbe giren mi?”
Yüzün aydan güzeldi, ay seni kıskanırdı
Ben mahzen-i esrardım, sen âşikâr şâhika
Işık sana vururken buluttan utanırdı
Aşkını al yağmurdan saf yüreğimde yıka
Mehtabında üşütme, gel sar beni Mehlikâ
Sesimi mi özledin, yoksa nefesimi mi?
Zaman unutturmaz mı aşklarını hicrânın
Yıllar eskir sadece duygular hep tazedir
Kalbin bîcan olsa da bende kalır bir canın
Derûni şiirlerim hasret gülüşlerine




-
Özcan Beyaz
Tüm YorumlarTebrikler başarılar diliyorum...yolun açık olsun