Yine akşam oldu, yanar gönlüm,
Gözümde akar yaşlar durulmaz.
Senin hasretinle geçti ömrüm,
Bu yara sen olmadan sarılmaz.
Senin adın yazılı kaldı,
Yine efkâr çöktü, gece karası,
İçimde dinmiyor gönül yarası.
Sensin bu ömrümün tek macerası,
Tepeden tırnağa sen doluyum ben.
Gırtlağımda yumru, nefes alamam,
Yine gece, bir sığınak değil, bir derin kuyu,
Herkesin gürültüsü kesildi, sesler artık suskun.
Ben bu dipsiz kuyuda, kendi kendime bir uyku,
Zamandan ve telaştan kopmuş, tek başına vurgun.
Her şeyden ve herkesten ırak bu duvarlar buzdan,
Bu yalnızlık benim mabedim, benim de sonsuzluğum.
Yine karlar yağdı gönül bağıma
Sanki son bahardan gelen boran
Ne bir yeşil kaldı ne de bir can canıma
Her yer buz kesmiş, yorgun ve viran.
Sardı her tarafı sessiz bir kefen
Yine mi şikâyet, yine mi dava?
Boşuna dönüyor bendeki hava.
Huzur arar iken şu dar dünyada,
Sadece gerçeği yazdım üstadım.
Yanlışa dur demek suç imiş meğer,
Yine sensiz bir günün çaresiz gecesindeyim,
Ne uykuya yer var ne susuyor düşüncelerim.
Beynimin dehlizlerinde yankılanıyor sesin,
Hâlâ aynı tonda, hâlâ nefes nefesin.
Hani o okşamaya doyamadığın saçlarım vardı ya,
Yine o kara gölgeler düşer üstüme,
Güneş batarken, gök kan kızılında.
Bir hıçkırık, boğum boğum düğümlenir içime,
Bilirim, bu son değil, Sevdam daha yolun başında.
Gözlerim arar tanıdık bir yüzü,
Yırtık bir uçurtmanın kuyruğuna bağladık,
Güneşi ceplerimize doldurduğumuz o demleri.
Koca bir ömrü telaşla altüst ettik de;
Bulamadık yastık kalelerdeki gizli yerleri.
Bir avuç bilye kadardı dünya, sığardı avucumuza,
Ömrümün son deminde bir güzellik girdi gönlüme birden
Hayat anlamını kaybetti, ben kendimi yitirdim.
Bir ayağım çukurda çıkıp geldi aniden
Ben hayata sarıldım, tek düze yaşamayı bitirdim.
Geldi oldu güneşim, dünyam aydınlandı aniden,
Yokluğunda ben, bir yokluk oldum,
Gönül bahçemde bir kuraklık,
Her adımımda bir hüzün birikintisi,
Sana adanmış her şiir, bir mezar taşı.
Ne kadar sevdiğimi bilseydin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!