Daha fazla göç etmelisin yüreğime.
Vahasını kaybetmiş kervanlar gibi
geçmelisin gözlerimin önünden.
Kum fırtınalarında yitirmelisin
sana duyduğum özlemleri.
Öyle çok gelmelisin ki
Beni göklere salın, tüm yıldızları sözcükler ile kaplayayım. Tüm sözcükleri SEVGİLİden emanet alayım. Sevgiliden NEFES alayım. Nefeste TEN olayım. Tende Işık, Işıkta O... Ya beni susturun ya da bu geceyi alın koynumdan...
'Hayat çok garip' derdi bir parçasında Cem Karaca, şimdi penceremden dışarı bakıyorum da garip olan hayat değilmiş be hocam, şu yolda yürüyen, parkta dolanan, balkondan dışarıyı seyreden, telefon ile bağıra çağıra konuşan, yolda hız denemesi yapan, gürültülü arabalar ile geceye ses veren insancıklarmış garip olan.
Hayatın bir suçu yok, onun içinde yaşadığını sananların kendisidir garip olan. Yoksa hayat içinde yaşayan diğer tüm canlılar için çok güzeldir hayat. Bir yaprak, bir ağaç, bir çiçek, bir kelebek, bir aslan, ceylan, timsah, yılan, kurbağa, bok böceği için hayat hep aynı güzelliktedir.
ihtiyacı olan ihtiyacı olduğu anda gelir, hayat ve evren ona yol gösterir o da ona eşlik eder ve güzelleştirir. Oysa insan diye nitelendirdiğimiz varlık dünyanın bütün hallerini alt üst edip kendi çizdiği yolda gitmeye çalışmaya çabalamaktadır. Sonra olmayınca da hayat bir garip olmaktadır.
Ölüm benim diğer adımdır.
Yaşarken yüreğime ateş düşürenler,
hatırlayın,
giderken yüreğinize düşecek ateşin ağırlığını.
Beni değil,
kendinizi mutlu kılın.
I
AŞK ile düşüverdik yollara, gül olup batıverdik kendi canımıza, ummanlara düşüverdik canı kuşanıp, bade olmuş sözlerimiz, ateş olmuş özümüz, yanarız aşk ateşi ile döne döne.
II
Göle düşen katrenin dalgasıyım, ortasında ben, en dıştaki dalgasında ben, her bir ışık yansır dalgamın köpüğünde, aşk kuşatır beni, alemin aynası olur yüreğim, yansırım kendi nefsimde
AŞK,
zannederler ki
iki tenin buluşması ile anlamlı olmakta.
kapalı gözlerle bakılan görülen şey değildir aşk,
aşk yanmak ve gözlerde yaş olup akmaktır
Kış soğuk,
kış kara
ve kış alabildiğine ayaz
geçerken
zamanda
kendini yavaş yavaş ilkbahara teslim ediyor..
Ettin bir kelam
yangına dair
suyu olmayan dereden
toprak getir
toza bulanmış yol olur
Ne çok kendi içime düşmüşüm, ne çok kendi ateşimde yanmışım, ne çok ben olup benden dışarılara gitmişim. Her gidişin bir varış, her düşüşün bir dokunuş, her yanışın bir doğuş olduğunu anlayana dek, bir ömrü tüketmişim. Şimdi, bildik bir hikayede, bildik bir üçlemeyim, AN’dayIM, VAR’lığIM ve HİÇ’liğİM…
Yine sancılandı sol yanım,
soğuk bir demiri yoldaş eyledi tenim,
bir nefes düşüverdi
gözlerimden akan damlalar ile kapladı bedenini
soğuk demirin
ve




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!