Yasak meyveyi Havva’mı yedirdi Adem’e, yoksa Adem görüpte Havva’yı BEN’liğini mi terketti. Yılan Adem’in nefsi miydi? Yoksa uyanan bedeni miydi?
Adem Nefsine teslim olup Havva ile birlikte oldu diye mi çekmekte bütün insanlık bu azabı. Değilse kimin uçkuru düştü de cehennem oldu dünya tüm insanlığa.
ah gecikmişliğin acemi teslimiyeti
ne zaman seni görsem
pencerede
hep
aynı görüntüyü
getirirsin karşıma
AŞK,
kamburun içine gömülmüş yürektedir.
Dışardan zor görünür
oysa içerden yanardağ gibidir.
Göze güzel görünen
her zaman mutlu etmez,
Bazen, ne ağır gelmekte yüreğe, şu aşk denilen haller.
Bazen de
ne eksik hissetmekte kendini aşksız ve bitap düşmüş halde olan yürek,
kaç atasözü dile gelse,
kaç dua eşlik etse,
kaç kutsal sözcük ile dolansa da dile.
Hadi ben yangınındayım AŞK’ın.
İçim coştukça coşup yağıyor gözkapaklarımdan yüreğime.
Sana ne oluyor üzerimi örten gökyüzü.
Sen neden iki gündür durmadan yaşlar döküyorsun üzerime.
elekten sardunyalar eledim
tel tel çiğdem çiçekleri döküldü
leğende kardelenler yıkadım
sıktığımda menekşeler damladı
Gidenler, gelenler, kalanlar, izleyenler ve görenler, duyanlar ve hiç olanlar. Kimi sisler ardına gizlenmiş yalnızlığına düet yapar. kimi yola düşmüş kalabalığında yitirir kendini. yollarda ayak izleri var geçmişten geleceğe gibi görünen oysa gelecekten AN’ları çalıp günü kurtarmaya çalışan. Bir orman yansa, teknesinde balık kızartır düşlerim.
Ağaçlar devriktir, cümlelerimden hasretini yüklemiş halleri ile, küfesindeki sırlarıyla bir sarı papatya düşer gözlerime, ayaklarım karlı dağlara dolanır. Durma öyle yüreğini avuçlarına alıp başında dünyayı taşırcasına. Üzerindeki güneşin farkında ol, sen gece siyahı saçların ile karanlığında olsan bile yaşamın üzerinde yaşamdan alınmış gündüzü taşımaktasın çocuk.
Resimlerde uzaklara bakıvermekte bir erdemdir, bir insan olarak ya da bir köpek olarak, baktığın yerde değilse de mutluluk, gördüğün ve dokunduğun yerdedir muhakkak.
Bana; kendimi verdi Yaradan. Sonra kulları paylaştı onu annesiyim ve babasıyım diyerekten, sonra toplumu, sonra, işverenleri, siyasetçileri, seviyorum diyen herkese bir parça giden varlığımdan bana kalan kocaman bir sAnCI idi.
Gülümseyişimi cebimden çıkardım şimdi saltanatını sürmekteyim yAlNızlığımın.
Bakma böyle esip gürlediğine gecenin,
öyle usul usul bir dinginliği var ki gökyüzünün
içinde
haksız kazanç elde eden
aşk artığı sözcükler ile dolanıp duran
yüreğimden kopup gelen heceler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!