oy gülüm ölüm yine çalmış kapıyı
acı acı gıcırdar kapım
dağlanan yürek olur
kopup giden
tenimden bir parça
perdeler uçuşmaya başlar
Yarım kalmış bir ezgidir söylediğim
notalarını arararım,
duyduğum her ezgide.
kimi zaman;
tuttuğum günlüklerden
çıkagelecekmiş gibi olursun.
süreyyalar sarmıştı
denizleri,
semalara öykünmüştü okyanuslar
süreyyalara bürünerek
ayakların
götürmüyorsa seni
bir yerlere
sende bir yıldıza tutun..
kayıp geçerken gökyüzünde
dilek tutanların yüreğinde yer ederek..
yaşını gizlermi ağaçlar
mesele şu beşe on çam kalası
kaç yaşında bir ağaçtı kesildiğinde
yada şu meşe kalası
yavrusu var mıydı yanında kesilirken
tohumlarından kaç ağaç büyüttü
yaprak olup uçtum
bir damlayı deniz eyleyip
nefesini rüzgar yaptım
saçlarını yelkenli
en incesinden dokuyup
şakayıkları
Bu sabah seni görmek istedim
Yoktun
Bulutların arkasındaydın
Ve soğuktu gün
Otobüsün camına çizdim seni
Dağların arkasından doğuyordun
İki harf arası uzaklık bize zaman
Yüzlerce kilometrenin çarpımlarla bulunuşu
Einstien’in kuramlarına göre hareketliysek
mesafeler kısa
durağansak alanlar binlerce kilometre uzaklık bize
Bütün cinayetler beni doğurur
Bir intihara meyillenir karınca gidişi zaman
Gökten üç elma düşer
Yer yer doymaz
açgözlü sevdalar
ben çocukken diye başlayan öğütlerimiz var artık,
babam da her söze başlardığında
biz çocukken derdi.
hep çocukluğumuzun kalıntılarını taşıyarak büyüdük.
Ben çocukken çocuktum çocugum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!