Aşk, idam edilen bir mahkumun son dileği gibidir. Aşk'a düşünce kendisini öldürür insan ve aşık olduğu kişinin yerine geçer, onun gibi yaşar
Eyyy yola düşen. Yoldan bir beklentin varsa beklediğini alır kalıverirsin orada, alamazsan yola kızar çıkıverirsin o yoldan, Başka bir yola girersin beklentini karşılayabileceğin.
Oysa yol aşk işidir, tüm yola çıkanlarla BİR ol, BİR ol ki HAKİKATİ bulasın. Aradığın şey mevki makam değil SENsin, onu BUL. Kendini bul ki Mevlayı bulasın.
Her şey bir neden için var ise ve tüm nedenler sana çıkıyor ise ve sana varınca her şey bitiyor ise bu yola çıkmak dünyanın hem en zorlu hem de en güzel yolu olsa gerek.
hani son sevgilinin gözyaşıyla yıkanan yanaklarının üzerindeki iz
kim sildi mendiliyle gözyaşlarını yanaklarından
izleri kim gömdü kalbinin karanlığına saklanarak
Yitik Bir şarkı
Yok olmanın ne olduğunu bilir misin? Var olduğunu fark ettin mi hiç? Bir papatyayı koklayıp anlattın mı? Bir çiçeğin gülüşünü görüp gülümsedin mi? Bir ağaca yaslanıp içinden gelen en derin sevgi cümlelerini sarf ettin mi? O kadim dosta omuz vermenin güzelliğini yaşattın mı bedenine.
Ya varlığını dillendir
Ya Yüreğini seslendir
Yapamıyorsan hiç birini
Otur benliğini eylendir.
(Bir şiir ilhamsız ve zoraki satırlarla yazılabilir mi? onu denedim
gördümkü şiir bir gönül işi zorlasanda gelmiyor kelimeler tıpkı zorladığında
gelmeyen dostlar gibi yürekten istemek gerekiyor ve yürekten sevmek)
mahşerin dört atlısı gibi
dörtnala gitmek
Çocukluğumda,
yıldızları toplardım gökyüzünden.
sık sık yutulsamda oyunlarda,
her akşam
binlerce olurdu yıldızlar.
Büyülü gibiydi gece
Ey bade bakışlı hüzzam sessizlik
bu ne sessiz gidiştir böyle
ses vermezsem
yıllarca sessiz kalacak gün
hani kaçarken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!