Sitem etme ey dost, gönül yaralı,
İçimde ateşler yanıyor gene.
Selamım ulaşmaz, haberim gitmez,
Başımda belalar dönüyor gene…
Esir düştüm vatanımda, yurdumda,
Bence her duygum seninle güzeldir,
Gözlerinin içinde her sabahım.
Kuş uğramaz kervan geçmez bir rıhtım,
Sensiz geçen her günüm, her zamanım...
Yine kıştan çıkıp yaza eriştik,
Yine şu gönlümde dert tutam-tutam.
Sevdalım bak yine dillere düştük,
İçip sarhoş olup seni unutsam...
Esmeyin seherin ılık yelleri,
Yazdığım şarkını her hecesinde,
Bin kere ölürüm, dirilirim ben.
Düştüğüm bu aşkın ıstırabından,
Mecnun ile emsal görülürüm ben…
Sevdiğim, duada ellerim her an,
Ben Vatanım, ben Bayrağım, toprağım,
Doğuştandır bu sevdamız, ülkümüz.
Bütün millet bir aile, Otağız,
Bu yüzdendir bu sevdamız, ülkümüz...
Tuna boylarından, Oguz yurdundan,
Uykusuz yorgun sevdalar geçiyor engin sulardan,
Avuçlarında örselenmiş delikanlı yürekler,
İçimizden arta kalan hüzünleri taşıyordu
Mehtabın loş ışığında sessiz yol alan kürekler.
Ve bu sandal, akıntıya kapılmış, sarhoştu yelden,
Kayboldu gözlerimdeki ışıklar gibi tez elden.
Anılarım sisler arasındaki gölgeler misali,
Bir zamanlar ne çok sevmiş, sevilmiştik,
Bir zamanlar gülen gözlerimiz vardı hani.
Benliğimi sarar yalnızlığın ürpertisi,
Halimiz malum gül yüreklim
Ellerim beş vakit duada gülüm,
İki omuzuna konsun Melekler.
Sensiz dört mevsim kış burada gülüm,
Gönlüm ah-u zar'da, yanık yürekler...
İçimde sinsice pusuda zulüm,
Gökyüzünden yıldız topladım geldim,
Saçlarına döktüm gecelerinde.
Dudağımdan çıkan her kelimenin,
Sen vardın içinde, hecelerinde…
Yakamozlar yansıttım gözlerine,
Şimdi,
Tam akşamın şu saatinde,
Yüreğimin tam ortasında bir sızı sebepsiz,
Kelimelerim kayboluyor suskun dudağımda
Zamanın zehrini soluyorum.
Ne zaman sevse yüreğim deli-deli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!