Murat Kürşat Ertekin Şiirleri - Şair Mur ...

0

TAKİPÇİ

Murat Kürşat Ertekin

Dünyayı aziz tutan, duçar olur zillete
Hak, her daim olmalı, başların üzerinde
Doğru tek, çelişmesin, özünüz sözünüzle
Ki sığmaz da erliğe, yakışmaz Ülkücüye…

Türkeş, hep hatrımızda, sığdık mı tabutluğa?

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

Yükseklerde gezerdim, ütopikti belki hayallerim.
Pamuk pamuk bulutlardan saraylarım vardı benim.
Rüya âlemim, kâbusların ablukasına girdiğinde
Sert oldu düşüşüm; kanadı kırık kaldı düşlerim.
Ukdelerle dolu içim; dolularla hasarlı, viran şehirlerim.

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

Gam yoksa vuslat vuslat olur mu ki?
Zevahir bronz bir heykel; bedii ve mağrur.
Halbuki sevmek de üşür, sılada gurbet de olur.
Akıl satan her halin erbabı, bize hemhal mi ki?
Gönül kimi yitirdiyse, onun Leyla'sı odur.
Leyla, hudutsuz bir çöl; kızgın bir oddur.

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

Ben, belki her şeyin sonu, belki her şeyin başlangıcı…
Hislerime ültimatomlar iletiliyor, beynimin liberteryen kesimlerinden,
Mantığa karşı savaş naraları yükseliyor, yüreğimin müstemleke ülkelerinden.
Dünya’ya kapatılmış izole sınırlarım, basbariton suskunluğumla,
Duymuyorum ensemde patlayan kulak tırmalıyıcı soprano çığlıkları.
Görmüyorum kimi haklı kimi haksız alacaklıların bilenen dişlerini.

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

(Bir ilişkinin enkazında Descartes’i anımsarken)

Bizi bizle sarsan depremler, bizi bizde boğan tsunamiler var şehrimizde...
Depremin artçılarıyla birbirimizin yıkıntılarına tekrar tekrar devriliyor,
Suların fersah fersah taşkınında çaresizce kulaç atıyorken,
Yarının cevaplarını bilmesem de bize soruyorum: Bitiyor muyuz?

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

(Şiirle doldurmaya çalıştığım çatlaklar)

Sen, bir vahanın yeşilleri bense mavileri olsam…
Esirgeyip dökmesen yapraklarını kıyılarıma,
Sabahın yardımıyla, çiğlerle dokunurum tacına.
Köklerini çeksen, yüz çevirsen değdiğim topraklara,

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

(Sen’den kalmayanla yetinmeye çalışmak)

Bir derdim var “sen” diye, seninle paylaşmak istediğim;
Elimden gelenin en iyisiyle, gıyabında büyüttüğüm…
Yokluğun kadar yer tutan, adının başını senden alan;
Sen’den türeyen sensizlik.

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

(Fesleğen kokulu hezeyanlar)

Eylül'de geldi geçti...
Fesleğenler son deminde burcu burcu kokmanın.
Varken yoksan, anlamı var mı son nefesten korkmanın?
Güneşi kaybettiğim, üşüten bir yaz bırakıyorum ardımda,

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

Ateş, yana yana müptela; Su, kana kana susamıştı…
Kader haykırdı: "Yaklaşma, düşünme dokunmayı!"
Biraz durdu, ekledi: "Aşk, hicranda bağlı." —
"Vesselam…"

Öyle bir hüzün ki…

Devamını Oku
Murat Kürşat Ertekin

Sevmek mi kolaydı, yoksa sen mi kolaylaştırdın?
Özlemek mi acıtıyordu, yoksa acıyı mı özlemiştik?

Devamını Oku