Ne düşlerim varken benim eskiden
Birer birer katlettiler sıpalar
Farksız gibi kılıç kalkan keskiden
Birer birer katlettiler sıpalar
Enginlerden yayılırken huzmece
Zavallı ömrümün şu haline bak
Yine susuz yine kurak yine çöl
Bir türlü dolmuyor boşalan bardak
Yine hasret yine gurbet yine yol
Bir bir kapanıyor, köyümde evler
Sanki bir gün gibi, geçti seneler
Daha göreceğiz, yaşarsak neler
Ne acıdır, köyü gurbet eyledik
Hatıralar kaldı, onca yerlerde
Bardağında suyum,içesin diye
Çayırında otum,biçesin diye
Üstüme basarak geçesin diye
Sıratın yoluyum,sıratın yolu
Bağınım,bahçenim,süresin diye
Efkarım kat kat oluyor
Zaman akıp gittikçe
Gecelerim zevk alıyor
Gündüzlerim bittikçe
Günden güne ölüyorum
Kul oldun allaha hep inanarak
Ne acılar gördün kalpten yanarak
Her başa geleni ondan sanarak
Soysuzlara meydan verdin kafasız
Ecel bildin bu hayatın sonunu
Gelip te arzumu sorsaydın bana
Önce doyasıya süzmek isterdim
Sonra denizlerde kuğular gibi
Seninle birlikte yüzmek isterdim
Ayrılık korkusu hiç yaşamadan
Akıllı ol deli gönül uslu ol
Dar zamanda sana ihtiyacım var
Dört yanımı sarmış ızdırap kol kol
Dermanı olmayan derdim acım var
Nere baksam gidecek yol kalmadı
Kısacık ömrümün, penceresinden
Baktım sağa sola, en incesinden
Okudum dinledim, pek nicesinden
İnsanda katildir, toplumda katil
Çoğusu değişip, çıkmış özünden
Gönül sevdasının aktım suyuna
Bir değil derdini çektim boyuna
Ben kimseye boyun eğmezdim ama
Sinemde bir gülün dikeni kaldı
Sardı yüreğimi sardı har gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!