Almış yamacına Aksu köyünü
Gemin deresinin ölçer boyunu
Asırlardır oynar aynı oyunu
Kösedağı senin başına kurban
Başında bulunan taşına kurban
Her gün bir yamaçtan inelim derken
Sabahı geç bulduk akşamı erken
Çiçeği koklarken gülü okşarken
Kötü zamana rastladık kötü zamana
Karakış kur yapar bahara, yazın
Dönmem o ki ben bu yoldan
Ayırmadan kolu koldan
İster sağdan ister soldan
Koy sineme koy başını
Sen var iken bakmam aya
Bırakmaz yakamı bir talihsizlik
Her neyi istersem tersi oluyor
Cana yoldaş olmuş bu sahipsizlik
Gökten bir taş düşse beni buluyor
Elin gönül gülü her gün açarken
Baklavasını yiyip ayranını içtiğim
Baharını koklayıp ayazından geçtiğim
Rüzgarını ektikçe poyrazını biçtiğim
Kolay mı sanıyorsun seni unutmayı sen
Maldan, mülkten fayda yok yine dardayım darda
Gözüm değdi yanağının
Alına yar alına
Kurban olam dudağının
Balına yar balına
Gömleğimin düğmeleri
Adam gibi adam derler
Çoğu zaman duymuşumdur
Hitaplarda,
Adamlara rağmen,
Adam olmayanlara bile,
Yazmazsa da kitaplar da.
Zannetme ki hep tozulur
Namert güler mert bozulur
Zamanla her dert çözülür
Sabret gönül sabret biraz
İki çiçek soldu diye
İş işten geçince, derdin dağını
Görmesen ne çıkar görsen ne çıkar
Pişmanlık içinde dostun bağını
Dermesen ne çıkar örsen ne çıkar
Unutup bir yanda ahde vefayı
Bu şekilde erişilmez bir tada
Yıllanmak mı istiyorsun korta da
Bir gün varsın bir gün yoksun ortada
Ya hiç gelme ya da gitme, ne bu ya
Bu kaçıncı kilit kırmaktır söyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!