Dün Dağıstan bugün Suriye,
Ne ölüye hürmet, ne diriye
Düşe donun, donun eriye
Akıllı ol moskof dön geriye
Dağıstan aslanı kükrüyor şimdi
Uzadıkça uzayan bu fetret devri.
Ne zaman son bulacak Efendim.
Toprağı hasretle bekleyen servi.
Can suyunu alacak mı Efendim.
Kamunun en mahremini ellettiler
Düştüm yollara gelecem diye
Çiçeklerle çelenklerle karşıla beni
Dünya gözüyle görecem diye
Davullarla zurnalarla karşıla beni
Ben köyümü çok özledim
Kalem gibi değil kalıcı belki
Sahiplen bu paslı kılıcı oğul
Kılıç, kalem gibi yazıcı belki
Zalim dersi bundan alıcı oğul
Müfredatı vahşet, işi cinayet
Anlamadım mahluku arkadaş
Dünlü olanlar bugünlü değil.
Hani nerde yıkılmadık bir taş
Benli olanlar bak senli değil
Pergelin ucunu koyduğun yere
Palette boyalar karıştı yine
Tuvalime yaşlı gözler düşüyor
Fırçalar ağlıyor, hicranda yine
Resmime uzanan bir el üşüyor
Mazlumun sureti, acı tasavvur
Gelip geçtiğin bu şehir Sivas'tı
Akar Kızılırmak da yol gibi gibi
Nuh'u Nebi devrinde de su bastı
Mutad devam eden sel gibi gibi
Mısmıl'la Mundar arasında Şehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!