Sevgi dolu kalbimi açsanız
Yığın yığın hüsran var
Gözlerime dalıp baksanız
Kırık dökük hayal var
sivas/şarkışla 2000
Yiğitler şahlanıp ata binince
Düşmanın korktuğu gün olur
Çelik kılıcı çekip Allah deyince
Zalimler afallar, bir hal olur
Gazada kükreyip, tüfekler ateşlenince
Uzadıkça uzayan bu fetret devri.
Ne zaman son bulacak Efendim.
Toprağı hasretle bekleyen servi.
Can suyunu alacak mı Efendim.
Kamunun en mahremini ellettiler
Sen ağlama
Gözlerin ıslanmasın
O temiz kalbin
Bu acıyla yanmasın
Söndür içindeki yangınları
Serp üstüne suyu buram buram
Sala verdiler sonra yuğdular
Derince bir mezara koydular
Ardından helallik sordular
Sustun bir zaman dostum
Zehir kattım aşıma
Gönül kafesinden bir dua yeşerir.
Yolun açık, vuslatın yakın olsun.
Ruhu durmadan maneviyat aş erir.
Makamın âli, halin yakîn olsun.
Alemlerin Rabbine hamdü senalar.
Dün Dağıstan bugün Suriye,
Ne ölüye hürmet, ne diriye
Düşe donun, donun eriye
Akıllı ol moskof dön geriye
Dağıstan aslanı kükrüyor şimdi
Dünya üç günlük bir kuyu
Şeytanın elinde ipin ucu
Çalan ile talan ile
Dünya döner yalan ile
Hicret ile hicran arasında bir bağ vardır hüzünden
Mazi canlanınca göz pınarları sökülür bu yüzden
Hor görme nolursun üzerine bastığın kara toprağı
Öyleydin, göbek bağı ile bağlandığın gibi o özden
Bir çığlık at, at ki duyulsun ta uzaklardan acı sesin
Heba ettik ömrümüzü
Boş bıraktık gönlümüzü
Mevla’m bizim cürmümüzü
Bağışlar mı ola hoca?
Giymedik verilen tacı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!