Yoklukta var olmayı başaran
Varlıkta ise yok olan bir insan
O bir bireyciydi.
Ölümü bile…
Haydi söyle
O bin bir gece masallarını
Ne de severdim
Sen anlattıkca çoçuklar gibi...
Maasallar masalları anlatırdı...
Ama son masalı ben anlatıcam.
Uyan oğul...
Uğruna can verdiğin toprağı peşkeş çekiyorlar...
Gönlüme ateş düştü.
Seni kara toprağa;
Bizi yaşarken öldürdüler...
Her şehitliğe geldiğimizde;
Göklerin ağlaması,
Toprağın işlemesi,
İnsanların var olması...
Hayır, hayır bunların hiç biri yalan olamaz...
Yalan dünya diyenler, yalan diyenler...
Aslında kendileri yalan...
Sevgi umut ise;
Göz yaşları ile zaman geçirme...
Yalnızlık bir sonbahar gibi gelip geçiçi...
Sen sen ol
Yapraklarını düşürme...
Hani; insan hep aradığını ararya
İşte ben sen de buldum.
İlk gözlerinde,
Sonra gülüşünde,
Uzaktan her seyrettiğimde
Benim olmanı istedim.
Şiirler yetmiyor
Seni anlatmaya...
Yine de deniyeceğim
İçimdeki seni...
Fırtınalar kopsada
Her gözüne bakışımda
Gözlerim yorgun,
Şu an seni arzular.
Hayat bir yangın,
Sende alevsin.
Gözlerinden yaktın.
Konuşmak boş artık.
Sessizliğe bürünenler,
Sorarım size,
Ölülerden ne farkınız var?
Kalkınız ve dik durunuz...
Ecdadınız sizden bunu bekler...
Nedir bu derin uyku?
Hayallerimizi kim çaldı?
Neden millet hayal etmekten korkar?
Umutlar hayallerde vardır.
Bu suskunluk neyin fırtınası?
Nerede kaldı akıl fırtınası?
Nedir bu akıl tutulması?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!