Yorgun bir akşamüstü kokusu bu,
Hani o içini sebepsizce burkan,
Hırkanın sökülen ipi gibi hüzünlü.
Sana her şeyin yoluna gireceğini söylemeyeceğim,
Çünkü bazen yollar sadece virajdır.
Ve biz o virajlarda dökülürüz.
Eski bir mutfak masasında unutulmuş
Çay lekesi kadar gerçektir hayat.
Ne tam silinir, ne tam kalır.
Ben o masada hep başkalarının bardağını doldurdum.
Kendimden eksiltip, dünyayı tamir etmeye çalıştım.
Sırtımdaki hançer izlerini sorma şimdi,
Onlar artık benim gizli dünyam, kimseye göstermediğim.
Yıllarca kendi bahçemi talan ettim başkaları çiçek açsın diye.
Ömrümden kaç parça kopardım da fırlattım önlerine,
Yine de doymadı , doymak bilmez kör gözleri.
Sustukça haklı sandılar kendilerini, verdikçe daha çok istediler.
Kendi ellerimle büyüttüğüm ağaçların gölgesinde vuruldum ben.
Sırtımı döndüğüm her köşe başında bir parça ölü bıraktım.
Adımlarımı ağırlaştıran şey yaşım değil,
Taşıdığım o ağır, o dilsiz minnet borçlarıdır.
Şimdi adımı sildim unuttuğum o eski defterlerden,
Kime ne iyiliğim dokunduysa, helal etmiyorum.
Çünkü onlar benim merhametimi bir zayıflık sandılar,
Oysa ben sadece insandım, onlar gibi vahşi olmayı beceremedim.
Herkesi temize çekip, en son kendimi kirli bıraktım.
Sonra döndüm ve o kalabalıkları usulca terk ettim.
Çünkü bilirim; en asil kale, insanın kendi yalnızlığıdır.
İhaneti bir gömlek gibi giydim de üzerime,
Dikiş yerlerinden sızan kanı kimseye göstermedim.
Gündüzün yapay, göz alan aydınlığına düşmanım artık.
İnsanların o sahte gülüşleri kor gibi yakıyor yüzümü.
Bana geceyi verin, maskesiz ve sessiz geceyi.
Yıldızlar, dökülürken bile dik duran o gururumun gökteki şahitleridir,
Ve ay, içimdeki o zifiri karanlığın tek sırdaşı.
Bir zamanlar göğsümde beslediğim o kuşlar,
Şimdi yabancı göklerde kanat çırpıyor, biliyorum.
Varsın uçsunlar, benim kanatlarım zaten kırık değil;
Ben sadece uçmayı , uçurumlarda bıraktım.
Öylece durup bakıyorum şimdi,
Kimsenin uğramadığı, terk edilmiş boşluğa.
Yalnızsın, biliyorum,
Ben de bu satırların arasında en az senin kadar kimsesizim.
Yine de yürüyoruz işte,
Aynı göğün altında, farklı karanlıklarda.
Kelimeler yetmiyor bazen,
Ben payıma düşen her acıyı yuttum,
Şimdi sen de kendi sessizliğinde kal.
Güven Küçük
Kayıt Tarihi : 26.05.2026 17:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!