MÜLK-Ü AŞK
Seni nasıl seviyorum, biliyor musun?
Öyle dille söylenip, harflerle tüketilecek bir şey değil bu;
Bir ömrün, diğerine sessizce ve geri dönülmez bir mühürle kazınması gibi.
Varlığın, kurak bir toprağın yağmurla sadece ıslanması değil,
Yeniden hayata uyanma kavgasıdır.
Sen benim hem sığınağım hem de en mahrem gurbetimsin.
Gülüşün; içimdeki tüm karanlığı tek bir bakışla yerle bir eden o asil ihtilal...
Seni bir çocuk büyütür gibi değil;
Kendi canımdan bir parça koparmışım da, emanetine titriyormuşum gibi...
Sen benim "eksik yanım" değilsin;
Sen benim, sen gelene kadar meğer hiç var olmamış o asıl ruhumsun.
Hoş geldin...
Geldiğin yer misafirlik değil, artık mülkün sahibisin.
Burası senin evin, tam kalbimin ortası.
Seni ölmekten korkarcasına değil;
Ölürken bile yanımda götüreceğim o tek ve mutlak huzur gibi seviyorum.
Hesapsız, kitapsız ve savunmasız...
Sadece bu nefeste değil;
Sonsuzluğun o ağır ve kutsal sessizliğine dek.
Gül-i Hatun’un Ruhundan...
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 02:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!