Onun siması, yıldızların nakışında,
Ezelden gelen, o kutlu nidanın tınısında,
Ruh kazanır, fedakarlık ve adanmışlıkta,
Onun uğruna yanmak, varlığın asıl közüdür.
Mayası karıldı, bir güneş tozundan,
Bizim için mazi izlerini, taşır bayrakları,
Onunla yeşerdik, onunla yüceldik,
Ferdanın ufkunda, o daima bize göz kırpar.
*
Esenliğin, güvenin ve şefkatin menbaı,
Üşüyen her sineye açılan, o sığınak kapısı,
Toprağım diyerek, bizi sinesine saran,
Sadakat denilen, o yüce lisanın yuvası.
Yad eller, o eşsiz ziynetleri bizde gördüyse,
Gurbet, yanık türküsünü ruhumuza çalıyorsa,
Ayrılık acısı düşmüyorsa, o yorgun bahtımıza,
Çıkarma Hüda'm aklımızdan, bu mukaddes ülküyü.
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 13:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!