“Damlayan su taşı deler.” derler ya,
Aldırma onlara.
Su, taşı delinceye kadar;
“Atı alan, Üsküdar’ı geçer.
Sevda ektim yüreğime,
Onu kat kat biçeceğim.
Bu sevdanın şurubundan,
Yudum yudum içeceğim.
Gönül bahçem sevgi dolu,
Sevda yeli esip durur,
Dinmesini dilemem ki.
Yüreğime yazdım seni,
İstesem de silemem ki.
Yâr uzattı sevgi eli,
Gelen ağam, giden paşam, diyenler,
Her ortamda başka gömlek giyenler,
Kul hakkını utanmadan yiyenler,
Bunların hesabı sorulur bir gün.
Yüze gülüp bin bir kuyu kazanlar,
Ben sevdim mi yürekten severim,
Gönlümün ateşinden alır gücünü sevgim.
Damar damar severim ben,
Dalga dalga severim.
Dağ dağ,
Çiçek çiçek…
Acı soğan, kuru ekmek aşımız,
Kurtulmuyor hiçbir dertten başımız,
Gülmez yüzümüz, çatılır kaşımız,
Hâlimiz ne olacak böyle bizim?
Elimizde kalem, hep hesap kitap,
Sen var ya,
Ölçümsüz bir değerdin bizim için.
Aldığımız nefes,
Kokladığımız gül,
Düşlediğimiz gelecek,
Ve beynimizde filizlenen düşünceydin.Sen var ya,
Yaşam bir kovalamaca,
Tavşan kaç, tazı tut örneği.
Mutluluk tavşan, insan tazı,
Koş babam koş,
Arkada bırak kışı, yakala yazı,
Yakala da dinsin yüreğindeki sızı.
Doğruluk var, dürüstlük var özünde,
Şaha kalkmış, kükrer durur Yozgat’ım.
Sıcaklık var, sevgi var her sözünde,
Vatan için titrer durur Yozgat’ım.
Ana gibi dolu, yâr gibi sıcak,
Şaşmamak elde değil;
Adamda mangal gibi yürek var, diyorlar,
Ama yüreği üç buçuk atıyor.
Ekmeğini taştan çıkarırmış,
İçten pazarlıklı değilmiş,
Ağzı var, dili yokmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!