Yine eylül dokunur soğuk rüzgâr
Yapraklar dalda sararmış vedada
Göçmen kuşlar terk eylemiş uçar
Bahar gitmiş yaz bitmiş kış kapıda
İkindi keraheti ve son bahar
Önce nefsinden sonra insandan geç
Kendine sırat-ı müstakimi seç
Ne övgü ne de yergi döndürmesin
Sırat köprüsünden doğrulukla geç
Kullara kulluğa sakın ha kanma
Gecekondular kaç oda kaç salonlar
Gecekondular şehrin neresine kondular
Gecekondular kaç kişiye yuva oldular
Gecekondular gecekondular
Aç kelamullah fersah fersah açılsın âlem
Ceviz kabuğuna da hapsolunmuş bir âdem
Var ötesi var gerçek ötesi hakikaten
Bir kaşık suda kopan fırtına niçin neden
Yürüyoruz emin adım Kiramen Kâtibin
Yatak yorgan dürülür
Yeni yollar görülür
Yerleşemem dünyaya
Kaderde göç görülür
Kâbe-i Muazzam ne güzel
Tevhit zikrini kuşan gel
Tavafta kullar ne güzel
Gönül ihramı kuşan gel
Çıkar fani elbiseni
İlim meclisine girmek istersen
Gönül deryasında gezmek dilersen
Erenler sofrasından yemek yersen
Gönül ihramı kuşan gel
Hep başka bahçenin gülünde gözün
Mahlûku yaratansın
Güzel suret verensin
Yok senden başka hâlık
Benim “Hâlık”ım sensin
HÂLİKIM SENSİN YA RABBİ
Mahlûku yaratan sensin Ya Rabbi
Güzel sûret veren sensin Ya Rabbi
Yok senden başka hâlikım Ya Rabbi
Benim tek “Hâlik”ım sensin Ya Rabbi
Kovboyun deli danası bostanda
Vah vah ki kırdı geçirdi her yeri
Girmediği bahçe kalmaz dünyada
Harabe olmuş o güzelim şehri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!