OLSAYDIN
Olsaydın şiir olurdun
Sığınırdım ormanın yeşilliğine
Yok sayardım duygularımı
Denizlerin suyunu boca edip
Olsaydın şiir olurdun 2
Ayaklarınızın altında serilen gazelin
Hışırtısı hışırtısına karışıyor olacaktı
Sonbahar bu, dökmüş ne varsa
Yaprak çalı çırpı dal budak
Olsaydın şiir olurdun 2
Ayaklarınızın altında serilen gazelin
Hışırtısı hışırtısına karışıyor olacaktı
Sonbahar bu, dökmüş ne varsa
Yaprak çalı çırpı dal budak
On dokuz Ajansı
Hem soy hem,coğrafî sınırımız
Dere vardı tam ortamızda
geçerdik akşamları
Buluşurduk iki yakalı
On Dokuz Ajansı
Özellikle yaz akşamları kasabanin uzağında köye ilk gelenlerin git git baş olmuyor dediği yeşilin her tonunu ağacın çiçeğin böceğin her çeşidini görebileceğimiz mahallemiz,merkez mahallenin de uzağında kıyıda kösede kalmış sayılan 15-20 hanelik mahalleydi,Akşama doğru işini gücünü bitirp sayadına da hayvanları otlamaktan geldi ise yapılacak iş akşam haberlerini dinlemek,iki yakanın ortasından geçen dere hem coğrafi hem soy sınırımızdı,aramızda kuş bakışı yüz,yüz elli metre mesafe ne var ne yoktu biz kış için hazırladığımız odunları istif yaptığımız yerde akşam muhabbetimizi yapardık,karşı yakada çeşmenin başında odun kütüklerinden yapılan oraya buraya yerleştirilmiş oturaklara gelişi güzel oturur muhabbet ederlerdi, yaz aylarında yaşlılar altlarına koyun postu minder falan getirirler o zaman anlam vermediğimiz temmuz ağustos sıcağında üşümenin tetbir amaçlı olduğunu sonradan anlayacaktık.genelde iki yakalıklı akşam oturmalarını karşı yakada yapar bir iki saat sonra evlerimize dağılırdık......
Akşam olmak üzereyken evinde eksiği gediği olamayan lar burada toplanmaya gelirler kadro üç beş kişiyi geçince,evi hemen havuzun altında olan Pıtık Irza amca evinde ise. mahallenin bir iki radyosunun sahibi evinden çağırılır eğer oradaysa gidip radyosunu getirir haber dinlemek için hazırlanan yere radyosunu itina ile yerleştirip üzerine maden ocakarında çalışırken hem terlediklerinde terini silmek hem boyunlarını tozdan korunmak için boyunlarına sardıkları mendillerden örtüp haber saatini beklemeye başlardık
19/ MAYIS/1919
On altı Mayıs, bundan tam bir asır önce,
Yolculuk başlıyor İstanbul'dan sonsuza
Bir milleti taşıyacak kuşaktan kuşağa
İçinde cesaret yüklü,ulus yüklü, ümit yüklü
On Kasım
Gözlerini kapatmakla her fani gibi
Bu millet unuturmuydu seni
Sebebi değil miydi gönüllere kazınman
Esaretin sancısı hafızalarda,sanki dün gibi
10 KASIM/ 2021
Yine bir sonbahar, hazan mevsimi
10 Kasım'da Ata'mıza saygı Sevgi Seli
Dokuzu beş geçe gelmişti ecel meleği
Ruhun şad olsun Ulu Önder Atatürk
Cumhuriyetimizin ilk vilayeti emeğin başkenti karaelmas diyarı Zonguldak'tan herkese iyi akşamlar
ON KASIM
Seksen Altı yılın sonunda
Unutmak bir yana
Onlar olmasa
Çıkardılar adımızı erkek adam ağlamaza
Ocakta yaşanan dışarı çıkmaz kalırdı orada
Madenci olmak zorundaydık dededen toruna
Öğrenmeye başladık mesleği ocak başlarında




-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarEvet insana keşke seneler önceki durum hiç değişmeseydi olmasaydı şu teknoloji meknoloji dedirtecek dizeler tebrikler efendim
Allah böyle acılar göstermesin birdaha. Dmuyarlı yüreğinize sağlık