Mudanyadan Mahzun Bir Kraliçe Geçti Bana ...

İnci Germenliler
421

ŞİİR


37

TAKİPÇİ

Mudanyadan Mahzun Bir Kraliçe Geçti Bana Gülümseye

MUDANYA’DAN MAHZUN BİR KRALİÇE GEÇTİ, BANA GÜLÜMSEYEREK.
1956 yılıydı o gün babam, beni Mudanya iskelesindeki iş yerine götürmüştü. İlkokul ikinci sınıftaydım, sekiz yaşlarındaydım. İran Kralı ve Kraliçesi’nin, deniz yoluyla Mudanya’ya geleceği ve kara yoluyla Bursa’ya geçecekleri haberini, radyodan ajansları dinleyenler bütün kasabaya duyurmuştu.
Okulların sadece büyük sınıfları karşılama törenine götüreceğini, öğretmenimden duyunca çok üzülmüştüm. Ablam, beşinci sınıfta olduğundan kraliçeyi görecek, ben göremeyecektim. Ağlamaya başladım, babam üzüldüğümü görünce anneme seslendi:
“İnci’yi hemen giydir, kraliçeyi o da görsün hanım” deyince annem:
“Ağlama kızım, şimdi baban seni de törene götürecek. Kardeşlerine bakacak kimse olsa bende kraliçeyi görmek isterdim” dediğinde sevincimden ne yapacağımı bilemedim.
Annem, en yeni elbisemi giydirmiş ve saçımı tarayıp her zaman olduğu gibi kolalı kurdelemi başıma takmıştı. Babam elimden tutmuş birlikte iskeleye gitmiştik.
İskeleye SAVARONA isimli ATATÜRK’ ün yatı yanaşmıştı. İskelede bulunan herkes merak ve heyecanla yattan çıkacak dünyaca ünlü misafirleri bekliyorlardı.
Mudanya, Bursa’nın iskelesi olmasından dolayı, Bursa’yı ziyaret edecek olan devlet büyükleri, genellikle deniz yolunu kullanarak Mudanya’dan geçiyorlardı. Mudanya eskiden beri devlet büyüklerini karşılamada ilk hoş geldin yeriydi. Ben babamın yazıhanesinin önünde duruyor, sevinçle kalabalığı seyrediyordum. Babam yanıma geldi ve elimden tuttu:
“Biraz sonra buradan İran Kralı ve Kraliçesi geçecekler. Gel sana çikolata alayım” dedi.
Kadriye Abla’nın, iskeledeki büfesinden kendine Gelincik sigarası, bana da şemsiye şeklinde çikolata aldı. Tekrar iş yerinin önüne geldik. Bütün okullar ve ahali, devlet memurları, Mudanya Bandosu yerlerini almıştı. Caddenin iki tarafına karşılıklı dizilmişler, karşılama merasimine hazır bir halde bekliyorlardı. Mudanya Bandosu, marşlar çalmaya başladı. Ben çok duygulanmıştım, heyecandan titriyordum. Masallardaki kraliçeler aklıma geliyordu.
Nihayet üstü açık, spor bir araba(Rengini hatırlamıyorum, galiba siyahtı) yattan inenleri aldı ve bize doğru gelirken babam:
“Bak kızım, Kraliçe SÜREYYA geçiyor, alkışla” diyerek beni kucağına aldı.Bizim bulunduğumuz bölümde benden başka küçük çocuk yoktu.
Kraliçenin üzerinde beyaz tüllerle süslü, harika bir elbise ve başında beyaz vualet kaplı bir kep vardı. O rüya gibi anı, bu yaşıma kadar unutmadım ve halen gözlerimin önünden gitmiyor. Yanında kocası Şah Rıza Pehlevi, resmi kıyafetiyle oturuyordu, o da çok yakışıklı ve şıktı.
Otomobil önümüzden yavaş yavaş geçerken herkes gibi ben de alkışlamaya başladım. Yaklaşık altmış beş yıl önce, küçük bir kasabadan dünya güzeli bir kraliçe geçiyor ve ben onunla göz göze geliyordum. Başını bana doğru çevirip gülümsedi ve bana el salladı. Mutluluktan uçuyordum adeta, kendimi masal âleminin içinde gibi hissettim. Bir kraliçe görmenin, insan hayatındaki olasılığını düşünebilecek yaşta değildim.
Kral ve kraliçe hemen Bursa’ya geçmişler. Çelik Palas Otelinin şifalı sularının, kraliçenin tedavisinde etkili olacağını düşünmüşler ve çocuk sahibi olmayı ümit etmişler. Ne yazık ki kader, Şah’la olan yolları çoktan ayırmış bir kere. SÜREYYA, yedi yıllık evliliği sürecinde çocuğu olmadığından, Şahın ailesi tarafından boşanmaya zorlanmış, Prenses SÜREYYA’ nın, o peri masallarındaki yaşantısı, kısa bir zaman sonra son bulmuştu.
SÜREYYA
Dünyanın en güzel prensesi, İran’ın asil kraliçesiydin. Sona erince peri masalın, umut ışıkların bir yandı, bir söndü. Gül yüzün soldu, yüreğin hüzün doldu. Yaşadıkların sanki bir düştü, tahtın sallandı, tacın düştü. Dünden geriye kalan, kalbindeki dinmeyen acın, koynundaki gözyaşların.
Oysa ne taht ne taçtı emelin, sadece bir çocuktu dileğin.
Her zaman hüzünle anarım Kraliçe Süreyya’yı. O benim hayatımda hayallerimi süsleyen, gördüğüm tek ve en güzel en sevimli kraliçemdi. Işıklar içinde uyu kraliçem, ruhun şad olsun. Babacığım, anneciğim size sonsuz şükranlar, bana böyle güzel bir an’ı yaşattığınız için.

İnci Germenliler
Kayıt Tarihi : 26.11.2021 09:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İnci Germenliler