Çin seddi'ni aşan güneş, Adriyatik semalarına ulaşır,
Türk'ün kadim toprağı, bin yıllarla kucaklaşır
Biruni'den Yesevi'ye, ilim, irfan akar,
Mirasıyla yücelir, geleceğe azimle bakar.
Geniş coğrafyalarda, gönül gönüle çarpan,
Sınırları çizen kalem, kağıtta iz bırakır,
Vatan ise yürekte ebedi bir iz bırakır.
Ülke bir han misali, gelen geçer tarihten izler kalır,
Vatan bir ulu çınar, kökü binlerce yıla dayanır
Yol ver Türk’ün bayrağına, o hilal bir yemindir, Ülke gövde olsa da, vatan ruhun zeminidir! Sarsılsa da başın durma ayakların yorulsa da
Ey Türk Gençliği, sana emanettir bu vatan,
Birinci vazifen, Türk Cumhuriyetini ve istiklalini
İlelebet muhafaza, müdafaa etmektir her an
Bu en yüce görevle, ahdın taçlansın her anın
Bir düzen çatırdar, eski tahtlar sallanır,
Amerika'nın yıldızı, bugünlerde paslanır.
Borç batağında boğulur, sanayi geriler,
Savaştan beslenen canavar, kendi kendini yer.
Anadolu’da kıvılcım, bilimle parlar,
Yapay zeka, kuantum, çağa ruh katar
TOGG’un tekeri döner, özgürlük yolunda,
Türkiye’m, teknolojiyle, ufukta cenk atar
Ormanlar yanıyor, alevler göğe tırmanır,
Silifke’de evler boşalır, umutlar kararır.
Ormanlar feryat eder, rüzgârla küle döner,
İklimin öfkesi mi bu, yoksa insanlık mı söker?
Dönse de dünya, devranın çarkı da beraber döner,
Gizli, aşıkâr sızılar her bir cana siner.
Eşitsiz rüzgar eser, savurur her payı,
Devranın hazinesi güç kimde ona gider payı
Unutmak değildi niyetim, bil ki seni,
Ellerim ateş, gökyüzü bir avuç kardı.
Yılın en soğuk vaktinde, bir zemheri,
İçimde bir yangın tek başına yanardı.
Zulmün gölgesi düşer toprağa, karartır her bir yanı,
Her nefes bir açık yara, her gözyaşı kanlı bir anı.
Ah, zalim! Gözünü bürümüş karanlığın hırs perdesi,
Sanırsın ki tahtın ebedi, duyulmaz feryadın sessizliği.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!