Mücadele Etmeden Doğmayacak

Kasım Kobakçı
3433

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Mücadele Etmeden Doğmayacak

Zincirlenmiş ruhumuz, tutsak edilmiş bütün umutlarımız.
Sardı tüm gökyüzünü, asırlardır süren o kapkara gölge.
Avuçlar istiklali, bakışlar nur dolu şafakları arar.
Yok oldu, yavrulara dağıtılan şefkat dolu güzel hisler.
Mücadele etmeden doğmayacak, beklenen o ulu güneş.
*
Kilitlenmiş zihinler, esir düşmüş şu çaresiz bedenimiz.
Çöktü hep yüreklere, yıllar boyu bitmeyen o ağır kasvet.
Gönüller kurtuluşu, yürekler o çok parlak sabahı bekler.
Verilecek gıda yok miniklere, merhamet hissi hep kayıp.
Vuruşup direnmek şart, parlaması için şu aydınlık fecrin.
*
Düğümlenmiş fikirler, zincire vurulmuş garip benliğimiz.
Kararttı dört tarafı, çağlar boyu süregelen zindanımız.
Parmaklar adaleti, sineler aydınlık yarınları ister.
Aş sunacak aşçı yok bebelere, acıma duygusu bitmiş.
Çarpışıp kazanmalı, görünecek nurlu günlerin hatrına.
*
Kelepçelenmiş akıl, tutsak olan perişan o vicdanımız.
Örttü tüm memleketi, kör asırların getirdiği siyahlık.
Kollar bağımsızlığı, bakışlar parlayan o nurları arar.
Yedirecek lokma yok körpelere, bitmiş yufka yüreklilik.
Can feda eylemeden, ulaşılmaz beklenen parlak günlere.
*
Karartılmış düşünce, bağlanmış hep nasırlı bileklerimiz.
Bürüdü her tarafı, yüzyılların getirdiği kör cehalet.
Bedenler serbestliği, ruhlar doğacak o altın şavkı bekler.
Verilecek taam yok küçüklere, bitmiş tüm ince duygular.
Kavga edip vurmadan, sökemez o kasveti beklenen şafak.
*
Hücreye atılmış his, kement takılmış o narin kollarımız.
Sarmaladı vatanı, senelerce süren o kara fırtına.
Bilekler kurtuluşu, süzülen yaşlar hep beyaz fecri arar.
Besleyecek azık yok yavrulara, şefkatin zerresi bitmiş.
Güçlüklere direnen, yiğitler olmadan parlamaz ulu gün.
*
Hapsolmuş düşünceler, iplerle bağlı yorgun duran cismimiz.
Yuttu bütün çevreyi, devirler boyunca süren ağır duman.
Omuzlar dirilişi, sineler parlayan altın nuru gözler.
Yutulacak taam yok sabilere, acıma duygusu susmuş.
Zalimlere baş kaldırıp direnmeden, parlamaz beklenen şafak.
*
Karartılmış umutlar, kelepçeli duran aciz bedenimiz.
Sakladı tüm alemi, asırların ördüğü o kalın duvar.
Nefesler serbestliği, o diller tertemiz parlayan günü der.
Doyuracak lokma yok masumlara, kalpteki merhamet bitmiş.
Zalimlere kılıçlar sallanmadan, uyanmaz beklenen fecir.
*
Kör edilmiş fikirler, urganlara bağlı güçsüz bedenimiz.
Hapsetti yürekleri, yüzyıllardır süren sonsuz umutsuzluk.
Toplumlar adaleti, kalpler aydınlanan nurlu fecri gözler.
Açlık çeker nesiller, yetimlere acıyan sızlayan kalp yok.
Meydanlara cesurca inmeyince, doğmaz beklenen ulu nur.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 11:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!