7 Nisan 1932 - 7 Haziran 2012
An deinen blonden Haaren mein irres Herz
fesselten sie, kann nicht freigesetzt werden Mihriban ?
Der Tod ist nicht heftiger als Trennung an Schmerz
Wer nicht sieht, wird nicht in die Lage versetzt werden Mihriban.
Wird „Geliebte“ erwähnt, fehlt Feder aus der Hand
Meine Augen sehen nicht, verwirrt mein Verstand
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Emeği geçenler var olsun.
kücük hataları olsada güzel olmuş
Türkce'den Almanca'ya şiir tercümesi çok zor bir şey. Ben de acizane bazı şiirleri tercüme ettim, ancak bugünün Almanlarında şiire karşı fazla ilgi olmadığından yaymak gibi bir faaliyete girmedim. Buna rağmen, Almanya'nın en meşhur şairleri Goethe, Schiller, Brecht'i okumuş biri olarak, yukarıdaki şiirle anladım ki, Üstad Karakoç Türklüğüyle ne kadar övünürse övünsün, o bir dünya şairidir. Allah uzun ömür versin.
Bu şiirin tercümanını tanımak isterim, çünkü o da tebriki hakk ediyor.
Selam ve muhabbetle...
Aydın Bayrakdar
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta