Efkârlıyım yine, derdimden yana
Çektiğim çileyi, demedim sana
O eski günleri, geri ver bana
İsyandayım ben, isyanda arkadaş
Ey zalim felek, kızgınım ben sana
Gece rüyanda, Azrail görmüş gibisin
Ölmemek için, dünyaya gelmiş gibisin
Ömürden geçen günleri, silmiş gibisin
Yoksa yaşamak için, bir umudun mu var
Kaç yılın kaldı önünde, asla bilinmez
Elinde bastonu, yalnız dolaşan
Kaderine küsmüş, hali perişan
Hain felek ile her gün savaşan
Bir garip görürsen, beni hatırla
Bilinmez derdine, çare arayan
Kalbimi yaralar, dost dediklerim
Arkadan vuruyor, can bildiklerim
Birden yok oldu, değer verdiklerim
İyi gün dostlarım, el oldu birden
Derde düşmeyenler, acıyı bilmez
Ey sevdiğim, kendine kötülük etme
Seni seven bu kalbi, kırıp da gitme
Yüreğindeki aşkı, söküp de atma
Sen bu kalbi, kökünden söküp’te gitme
Var olan sevgimizi, kenara atıp
Uzaktan uzağa durup, selam verdi
Bilesin yürüyüşün, bağrımı deldi
Yaklaş bana, kavuşma zamanı geldi
Seni istiyorum, gel artık bir tanem
Gel de anlatayım, o yıllarımızı
Kaygan değil, aşkımızın zemini
Sende tattım, sevgimizin demini
Unutma o, ettiğimiz yemini
Seviyorum, inan bana güzelim
Çile başta, duman aldı dağımı
Yapayalnız gelip, kapında duran
Üstü başı yırtık, perişan olan
Diz çöküp önünde, sana yalvaran
O benim işte o, gariban adam
Acıdan başını, taşlara vuran
Yirmi temmuz sabahı, Kıbrıs’a indik
Her iki koldan inip, düşmanı yendik
Zorda olan soydaşı, kardeşim bildik
Egemenlik senindir, güzel Kıbrıs’ım
Adımız şanımız, Türk ordusu bizim
Bak elinde, oyuncak oldum
Sevdiğim gün, belayı buldum
Aşkımızı, kalbime gömdüm
Gel yine bana, geç olmadan
Bozuk değilse, senin sütün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!