Yaptığın işi doğru yap, pişman olma
Ağzı bozuk olanın, yanında durma
Yoksullara yardım et, başına vurma
Sonra halsiz çaresiz, düşersin oğul
Alın terinle çalış didin, durmadan
Ben seni inan, ölesiye sevdim
Özledim ben seni, kapına geldim
Yeter yapılanlar, kararım verdim
Bir daha sevmek mi, tövbeler olsun
Nasıl inandım, böyle bir zalime
Hiç inancım kalmadı, siyaset yapana
Dürüstlük var iken, sağa sola sapana
Söz kar etmez Allah diye, kula tapana
Yalanım yok ki, daha nasıl anlatayım
Seçim geldi, kapılarımızı çaldılar
Nasıl anlatsam, bilemiyorum
Sana derdimi, diyemiyorum
Bakıp yüzüne, gülemiyorum
Anlatsam, küsüp gider gibisin
Nasıl tutsam seni, bilmiyorum
Dün gece yarısı, rüyamda gördüm
Halin nice diye, ben sana sordum
İnan ki sevdiğim, sözümde durdum
Seni sevdiğimi, bilmiyor muydun?
Böyle gecelerden, nefret ederim
Gönül gözlerimle, bir güzele bakarım
Sığmayıp yatağıma, sel olur akarım
Yeter sen iste, yalan dünyayı yakarım
Sevgisiz yaşamak bize, ölümmüş meğer
Yüreğimde sevgiyi, harman edip kardım
Neden gittin, nerde arayım
Viran ettin, gönül, sarayım
İnan ki ben, senden yanayım
Kahretme beni, melek yüzlüm
Sevgin dert oldu, inan bana
Devran dönünce, çıkamasın yarına
Sözün geçiremesin, evde karına
İş işten geçer, varamasın farkına
Ne olacak, memleketin bu halleri
İnsanı aldatır, yalan dediğin şey
İstanbul’u sorarsan, çekilmez trafiği vardır
Adana Mersin Antalya, narenciyesi boldur
Başkentim Ankara’nın, caddesi sokağı dardır
İşte benim memleketimin, halleridir bunlar
Artvin’le Tunceli’de, özgürlük en büyük haktır
Para pul oldu, hiçbir şey alamıyorsun
Adamın olmadan, bir iş bulamıyorsun
Cüzdan boş, çarşı pazara varamıyorsun
Bu güzelim memleketim, ne hale geldi
Doğru yolda yürüsen de bu sana yetmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!