Yol vermez dağlar, gideyim yâre
Yoktur derdime, başka bir çare
Adres ver gelem, dediğin yere
Yol verin dağlar, gideyim yâre
Oturmuş o yar, mektup okuyor
Dinlemiyorsun, gönül sesini,
Kalbine sor, istiyor mu beni
Kandırma asla, kendi kendini
Sor sevgilim beni, kalbine sor
Kandırıyorsun, kendi kendini
İş alan herkes, sövdü anamıza
Yeter be, dokunmayın yaramıza
Millet sus pus, girdiler aramıza
Bunların hesabı, sorulur bir gün
Genç çekilmiş kabuğuna, pusuyor
Devleti soyduğunuz, bu kadar yeter
Sürmez saltanatınız, gün gelir biter
Yaptığınız her iş, diğerinden beter
Kabristanda hesabı, sorulur bunun
Hak arayanları, yoldan çevirdiniz
O yârin yanına, varamaz oldum
Aşkın şerbetini, içerken buldum
Ayrılığı bilmem, onu da gördüm
Yâr senin halini, soramaz oldum
Rengini alırsın, kırmızı gülden
Arkanı dönüp gitme dedim, gittin neden
Ruhum buna katlansa da dayanmaz beden
Bir kez dinlesen ne olur, bu aşk bitmeden
Gidişin yolda, gülüşün aklımda kaldı
Arkana bakmadan gittin, bir hiç uğruna
Seviyorum demek, o kadar mı zordu
Seni seven birisi, her zaman vardı
Açarsan yüreğimi, ateşten kordu
O son acı kalbimde, durur sevdiğim
Anılarıma baktım, geçmişte durur
Tek bir suçum vardı, oda sevmek
İsterim her an, yanımda görmek
Nasip mi acep, bir daha dönmek
Ah bir dönebilsem, son bir defa
Felek nedendir, bırakmaz beni
Feleğin çemberi, boynuna geçer
Cebrail Mika il, cezanı keser
İyiyle kötüyü, Yaradan seçer
Müsait yerde, burası son durak
Bu yapılanlardan, ibret almalı
İhaleleri verip, milletten gizlersin
Hak hukuk diyenin, kafasını ezersin
Bir gün gelir arkadaş, canından bezersin
Son pişmanlık fayda etmez, inan arkadaş
Milletimle alay edip, gülüp geçersin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!