Mesut Ocak Şiirleri - Şair Mesut Ocak

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir

1992 nin mart ayında Bursa da doğdum.Eğitim hayatımın ilkokulu nu Tki ilköğretim okulunda başladım Devamında Osmangazi lisesinde eşit ağırlık bölümünde devam ettim Üniversite ye Yalova Üniversitesi Çalışma Ekonomisi bölümüyle bitirdim. Edebiyata olan ilgim üniversiteden sonra edebi kitaplara olan ilgimle devam etti.

Mesut Ocak

Bugün de suçluyum, hâkim bey Kendimi küçük düşürdüğüm için, Bir başkasına güvendiğim için, Ve çok sevdiğim için… Siz demediniz mi hâkim bey, “Her şeyin aşırısı ceza gerektirir” diye? Bugün de yalnızım — yetmez mi? Sessizce size bakmak, Cezama razı olmak yetmez mi, hâkim bey? Neden hep mağdurlar ceza alır, hâkim bey? Sevmek bir suç mu? Ulaşmaya çalışmak, Gözlerine bakmak, Yanında sessizce oturmak — Bunlar da mı suç, hâkim bey? O hâlde razıyım, Ne gözyaşıma af, Ne suskunluğuma beraat istiyorum… Kalbimde ağırlaşan o sevdayı, Mahkeme kayıtlarına “çok sevdi” diye geçiriniz, hâkim bey.

Devamını Oku
Mesut Ocak

Yine geldim kapına Garip halimle umutsuzca Ağladım kendimce Yine o kokuyu aldım hasretle özlemle Meğer ne çabuk geçmiş günler mazide O kadar mı düşmüşüm gaflete Hani unutmam diyordum seni Ama anladım ki en yakınına gelemeyen bana nasıl gelsin Bilemedim asıl imtihanı Göremedim gerçeği hani nerede o anahtar Hani nerede o kapı bulamadın mı Gaflet mi sardı dört yanını Yoksa bahane mi aradım umutsuzca Ne oldu sana uyansana Çok mu işin var dünyada Seni alıkoyan nedir bu dünyada Görmez misin hala baksana etrafına Hayal mi kuruyorsun hala Bir anlasan aptal olduğuna Düşer misin bu umutsuz hastalığa Benim senden umudum var hala Ama sen duymazsan es sela Bir gün sana da okur yeşil tabut içinde bir sela

Devamını Oku
Mesut Ocak

Garip Dünya Bir Deneme Kelime nedir? Cümle nedir? Meram nedir? Bakınca hepsinin ortak bir noktası var: İnsanın kendini anlatma çabası. Kimi yazarak, kimi konuşarak… Ama en önemlisi: isteyerek. Çünkü geçiştirmek, kem küm etmek; insanlığa da, Yaratan’ın verdiği nimete de haksızlıktır. Kelimeler, düşüncenin elbiseleridir. Giydirmezsen düşünceyi, çıplak kalır ruh. Evet, bazen susmak da edep ister. Alimin suskunu makbuldür. Ama bu suskunluk, Yaratan’a olan saygıdandır. İnsana karşı susmaksa bazen gaflettir. Çünkü insan, insana muhtaçtır—kalben, ruhen, celben. Ve bu ihtiyacı birleştiren şey: muhabbettir. İnsan o kadar garip ki… Doğarken bile derdini anlatmak için sesler çıkarır. Ağlar, inler, çırpınır… Zaman geçtikçe kelimeleri öğrenir, konuşmaya başlar. Ama günümüz dünyasında, insanlar sadece “insanım” diyerek dolaşıyor. Ne tuhaf değil mi? Derdini anlatabilecekken içine kapanmak… Nasıl mı oldu bu? Kendine bir sor: Bugün, dünden farklı ne yaptın? Kendin için, ruhun için, meramın için ne ekledin hayata? Nerede o bebeksi insan? Meramını ifade eden, kendini geliştiren, düşünen… Düşünce uyuyor mu, yoksa kendini mi uyutuyor? “Zamanla olur” deyip geçiştiriyor muyuz her şeyi? Ama fark etmiyoruz: Zamanı artık sadece bir araç gibi kullanıyoruz. Durakları belli olmayan bir taşıt gibi… İbadet nerede, taat nerede? Bilmiyorum. Belki de bilmek istemiyorum. Soramıyorum bile. Bu gaflet uykusundan uyandırmak istiyorum insanları. Ama korkuyorum… Ya beni de o uykuya çekerlerse? Hayatı bu kadar zorlaştıran ne? Bizi bizden, bizi Yaratan’dan uzaklaştıran ne? Hâlâ soramıyorum. Neredesin ey o bebek yüzlü insan? Gel, anla artık meramımı. Çünkü bu hayattan çok şey istiyorum… Ama en çok da insanca yaşamak istiyorum.

Devamını Oku
Mesut Ocak

İnsanlar beni düşünmez bilirim Bende onları düşünmem Ansızın gelirim Sonrada derler gençti gibi bahaneler Hepsi boş avaneler Bir bilseler hakka giderler Ona göre şükrederler O zaman da derler hakka yürüdü Bende derim ki eceli geldi Son rızkınıda yedi Mukadderat dedi şehadete erdi O da beni çok sevdi bende onu emi

Devamını Oku