Eserlerinde insan ruhunun en yalın hallerini, modern dünyanın gürültüsünden uzaklaşarak sükunetin ve sessizliğin içinde yeniden bulan özgün bir yazardır.
Onun kalemi, aşkın yakıcılığından huzurun dinginliğine, ayrılığın ağır yükünden mutluluğun hafif tebessümüne kadar insan kalbinin tüm duraklarına samimiyetle uğrar. Eserlerinde ayrılığı bir yıkım değil, yaşanmışlığa duyulan zarafet dolu bir olgunluk durağı olarak ele alır.
Yazarın evreni hem masalsı bir derinliğe hem de insan ruhunun karanlık dehlizleriyle yapılan cesur bir hesaplaşmay ...
Bir bakışınla başlar içimdeki ihtilal,
Yıkılır gururun o yüksek surları.
Seni sevmek; dilsiz birine en güzel masal,
Söndürür ruhumdaki bütün hüzün harlarını.
Ne bir hece yeter seni anlatmaya,
Ne de bir ömür kafi gelir yanmaya.
Bir kıvılcım yetti ömrümü yakmaya,
Bakışın müebbet bir hapis gibi sardı.
Alıştım her gece hayalinle bakmaya,
Senden önce bu gönül sanki hep dardı.
Yanmak mı zor, yoksa kül olup savrulmak mı?
Aşkın her hali, bir başka mucizeymiş meğer.
Yaprak dökümü başladı yine gönül bağımda,
Gidişinle sarardı bütün o yeşil düşler.
Bir sızı var ki dinmez, tam sol yanımda,
Yarım kaldı seninle o neşeli gülüşler.
Rüzgarla savrulur artık eski hatıralar,
Her biri ayrı bir köşede, ayrı bir keder.
Zaman durdu o an, dünya sustu birden,
Sadece kalbimin atışını duydum derinden.
Sanki bir nur indi o an en yüce yerden,
Koptu ruhum o eski, o tozlu yerinden.
Aşk dedikleri buymuş; bir anda kaybolmak,
Kendi benliğini bir çift gözde unutmak.
Aynı yöne bakmaktır sevda, aynı rüzgarda,
Savrulup gitmeden, el ele tutuşabilmek.
İster güneşli günde, ister o beyaz karda,
Bir ömür boyu aynı kaderde buluşabilmek.
Sırt sırta verince yıkılmaz hiçbir duvar,
Sevda; güvenin üzerine kurulan o saray.
İsmini andığımda hızlanırsa bu yürek,
Bil ki aşkın mührü vurulmuş ruhuma bir kez.
Seni sevmek için sadece bir kalp gerek,
O da sende kalmış, artık geri dönmez.
Bir nefeslik değil, bir ömürlük bu yangın,
Gözlerinde buldum ben asıl cennetimi.
Seni anlatmaya yetmiyor hiçbir lügat,
Harfler yan yana gelse de hep bir eksik kalır.
Aşk; akla sığmayan, kalpte yaşanan bir hakikat,
İnsanı alır da bambaşka bir diyara götürür.
Bir ‘seviyorum’ sözüyle değişir bütün iklim,
Kışlar bahara döner, çöller çiçek açar.
Gözlerinin kıyısında bir liman buldum,
Gemilerim yorgun, rüzgarım dilsiz.
Sana varmak için bin ömür sustum,
Şimdi her kelimem sende kimsesiz.
Gülüşün ki; bir sabahın uyanışı,
Ruhuma vurulan en zarif mühür.
Sözler tükendi, gözlerde biriken yaş kaldı,
Kapıyı usulca çekip gittin bir akşamüstü.
Bütün renkler çekildi, geriye bir gri kaldı,
Sanki kader bize o an ebediyen küstü.
Ne bir sitem ettim ne de bir çift söz,
Zaten giden gitmiştir, kalanın canı sağ olsun.
Ufacık bir iyilikte saklıdır güneşin rengi,
Bir çocuğun elindeki uçurtmada başlar.
Bulunmaz dünyada mutluluğun başka dengi,
O gelince diner en fırtınalı savaşlar.
Yarınlara taşımalı bugünün en tatlı anını,
Ekmek gibi bölüşmeli neşeyi ve umudu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!