Bereketli bu yıl, otlar diz boyu
Köy merası coşmuş, orman töbolsun
Dedim ki kuruyup gidecek zayi
Yoksa önlerine sermem töbolsun
Geçtiğimiz hafta, ayın dokuzu
Otlamaya saldım sarı öküzü
Düşürmüşüm meğer boka sakızı
Bir daha meraya varmam töbolsun
Hemen tanımışlar bizim tosunu
Çok görmüşler otu, iki yosunu
Attırırsa şu kafamın tasını
Kimseye danışıp, sormam töbolsun
Öğleyin dirgenle yayarken sapı
Usulca açıldı avluda kapı
Ulan Memet dedim, yuttuysan hapı
Orta yerde kaldı harman töbolsun
Toplanmış bir heyet köy odasına
Layıktır demişler dut sopasına
Vur diyordu muhtar, vur kafasına..!
Kıçımdan uydurup kurmam töbolsun
Varamadım o an işin farkına
Birden koptu filim, çıktı fırtına
Meşe sopasıyla elin sırtına
Gâvur olsa öyle vurmam töbolsun
Geçirdiler beni hepsi eline
Acıdım o anda kendi halime
Muhtar denen ırzı kırık zalime
O saatten sonra durmam töbolsun
Ne olmuş vardıysam kır merasına
El uzattık sanki köy parasına
Bir daha bu köyün bağ arasına
Halı da serseler girmem töbolsun
Rey zamanı muhtar gelir giderdi
Seninle ahbabız, hısımız derdi
Olsa da seçimde dağ gibi ardı
Bin oyum olsa da vermem töbolsun
Baktım nağra atıp yemin içene
Sin kafla ağzını açan açana
Ben cahil değilim, gelip geçene
Kızan köpek gibi ürmem töbolsun
İt ile puşt ile iş tutmayanın
Elin yumruğunu hiç tatmayanın
Ben zalim değilim hak etmeyenin
Öyle defterini dürmem töbolsun
Birden üç beş kişi yere serildi
Bir ona bir buna elim yoruldu
Bekçi ''etme'' dedi, bana sarıldı
Korkağa elimi sürmem töbolsun
Ne elçisi bitti ne de yağcısı
Barışın diyorlar ana, bacısı
Kolayca geçer mi kuyruk acısı
Ben tekin durana sarmam töbolsun
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 17:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!