Gerçek kimliğini "Melenizm" mahlasının arkasında saklayan genç kadın şair, ilk ve ortaöğrenimini Adana’da tamamladı. Eğitimine Çukurova Üniversitesi Coğrafi Bilgi Sistemleri bölümünde devam eden(ilk senesi) yazar; karanlık, psikolojik, fantastik ve manevi ögeleri şiirsel bir dille harmanladığı metinlerini dijital dünyada okurlarıyla buluşturuyor.
Duygularını ve iç dünyasını çoğunlukla küçük şiir defterine fısıldamayı seçse de, anlatma tutkusu onu zaman zaman katmanlı romanlar yazmaya sürüklüyor. Kendi deyimiyle romanla imtihanını tutkuyla sürdüren ve henüz basılı bir kitabı bulunmayan Melenizm, kelimelerin izinde kendi edebi yolculuğuna devam ediyor.
Eserleri
İnternet üzerinden yazdığı eserler şunlardır:
**Kitappad Eserleri**
Birbirimize Mecbur
Keşkelerle Süslenen Sonbahar
Eylülzede
Camdan Kafes
Mağusa Limanı (Devam ediyor)
**Kitaplab Eserleri**
Sustuğum Yerlerde Şiirler Büyür (Şiir Kitabı – Devam ediyor)
Saye Ayan
Bir Beyaz Orkide
İncir Ağacı Çiçek Açarsa
Açılan Kapı Batan Güneş
Manolya (Devam ediyor)
Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar (Tek Şiir)
Bir İhtimal Biliyorum (Tek Bölüm)
Aysima (Tek Bölüm)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!