karanlığın ve zifirin saati geldiğinde
çiçek kanatlı çocuk ölülerinin az beyaz
ışıklı dikenlere tutunduğunu
Kızıl baykuşun tünediği
Beyaz ve siyahın bilgisini taşıyan
Nefsi lezzet ve yasakla köklerinde sınayan
Tanrı ağaç
ölü iseniz anlayacağım
neden böyle koktuğunuzu
kurtlar da yok üstünüzde
ama neden bu krizalit uykusu
yirmi altı dikiş var kalbinde
kalbinde mi bilmiyorsun belki de kolunda
sessizlik
adam olsaydın şayet gece seni hadım ederdi
yalnızlık
yatak odasında kargalar çığlık çığlığa
Vaktim yokmuş gibi
Birdenbire olsun istiyorum her şey
Misal birden beyazlasın saçlarım
Anneanneminkiler gibi öreyim iki yana
Kınalı kınalı uzasınlar yaşlanmaya
gecenin geninde zakkum
alevlerini de yaktılar uykularımın
bacaklarını kesiyordu kırkayaklar rüyalarımda
koştum, azaldığıyla kaldı sonra adımlarım
güneş ışığının üstünde günün zayıflayan gözü.
buz kristallerinin kırılan gövdesi
ve rüzgara karşı kamburlaşan sesim
dilimi dişlerimin üzerinden geçirdim
Bir rüya ileri getirdi beni
Belki sadece çok esmer değil
Belki sadece çok kirli
Belki sadece çok çocuk değil
arz özgür kılındı
ve kanatlandım fezaya
salınırken tinlerin boşluğunda
baktım yerküreme
ve seslendim noktacıklara
kimim ben diye?
çıplaklığımın merhametindeyim
yalnızlıktan kırılmak üzere olan
şu duvardaki boş gölgenin
bir zamanlar sahip olduğumuz




-
Maria Puder
Tüm YorumlarBin dalga dan merhaba :))
Çakıl taşlarımı gördün mü J..